SON DAKİKA
Hava Durumu

Altın gününe girerken bir kez daha düşünün

Yazının Giriş Tarihi: 30.01.2026 12:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.01.2026 12:14

Bildiğimiz gibi yeni yılda piyasalarda göze çarpan en önemli gelişmelerden biri altın fiyatlarının istikrarlı yükselişi. 2025 yılına 5.984 TL ile veda eden altın daha bir ay geçmeden peş peşe rekorlar kırarak 29 Ocak 2026 itibarıyla 8000 TL sınırına dayanmış durumda. Peki bir ayda neler oldu, bu yükselişin ardında hangi dinamikler var?

Elbette bu sorunun tek bir yanıtı yok ama ana unsurun küresel ölçekte derinleşen temel güven problemi olduğu gayet açık. Yatırımcıların güvenli limanı olan altın, değerini koruyacağı beklentisiyle piyasadaki temel belirsizlik ortamı arttıkça tercih edilen ilk yatırım araçlarının başında geliyor.

Gündemden de takip ettiğimiz üzere Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Venezuela’ya müdahalesi, İran’a yönelik baskısı ve Grönland’a yönelik ısrarı, Orta Doğu’daki çatışma ortamı, İsrail-Filistin çatışması, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın hareketlenmesi, Çin-Tayvan gerilimi gibi temel küresel olaylar ise bu belirsizlik ortamını yaratan majör gelişmelerin başında geliyor. Tüm bu küresel sorunların dünyadaki ekonomik eğilimleri etkilemesinde ise beklentiler baş rolde. Yatırımcılar böyle bir atmosferde riskli yatırımlar yerine, değerini koruyacağını ya da artış göstereceğini düşündükleri altına yönelme eğilimi gösteriyor. Ve bu yönelimin ortaya koyduğu yükseliş ise genelde geleceğe yönelik olumsuz beklentilerin yansıması olarak kabul görmekte.

Bu çerçevede merkez bankalarının para politikaları da altına yönelimi etkileyen önemli bir unsur. Özellikle faiz kararlarına yönelik beklentiler, altın fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynamakta. Genel olarak faizlerin düşeceği beklentisi altını desteklerken, faizlerin artacağı beklentisi ise altın fiyatlarını baskılamakta.

Bununla birlikte ABD Merkez Bankası FED’in 2026 yılına ilişkin ilk politika faizi kararını yüzde 3,50 – 3,75 seviyesinde sabit tuttuğunu açıklaması sırasında ons altın fiyatları da 5.280 dolardan 5.547 dolara yükseldi. Burada FED’in uzun vadeli mesajında algılanan “ilerleyen dönemde faiz indirimi süreci olabilir” algısı ise altının gelecek beklentilerini şekillendirici nitelikte küresel piyasalarda bir artış trendi ortaya koymuş durumda.

Türkiye'de yatırım aracı olmasının yanı sıra düğünlerin, yenidoğan ziyaretlerinin en bilindik hediyelerinden biri olan altın bakalım bu artış trendinde hala popülaritesini koruyabilecek mi? Elbette bunu küresel gelişmeler, iktisadi politilar, beklentiler ve zaman gösterecek.

İşin bir de hayatın içinden tarafı var elbette. Kasım ayında sekiz tanıdık (on kişiye tamamlayabilsek iyiydi) “Hadi altın gününe başlayalım” dedik. Her ay herkes 1 gram 24 ayar altın alıp o ay sırası gelen kişiye getiriyor. Kayıtlara baktığımda Kasım ayında 5.430 TL’den, Aralık ayında 5.870 TL’den, Ocak ayında ise 6.432 TL’den alım yaptığımı görüyorum. Bugün gelinen noktada ise altının fiyatı 8.000 TL’ye yaklaşmış durumda. Benim sıram ise Mart ayında gelecek. Şimdi merakla Şubat ayı fiyatını bekliyorum. Ama itiraf etmek gerekir ki altın her ne kadar güvenli bir yatırım aracı olarak görülse de yükseliş bu hızla devam edince insanın da alası pek gelmiyor.

Siz de bu sene altın gününe girerken bir kez daha düşünün derim…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.