Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerji güvenliği ve gıda arzında sorunumuz yok
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerji güvenliği ve gıda arzında sorunumuz yok
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bölgemizde büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek gündemimiz ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir” ifadelerini kullandı. Ayrıca enerji arz güvenliği ve gıda arzı konusunda bir sorun olmadığını vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 06.04.2026 22:37
Haber Güncellenme Tarihi: 06.04.2026 22:48
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.turkiyemecra.com/
Dış politika, ekonomi enerji ve diğer başlıklarda kapsamlı istişareler yaptıkları bir Kabine Toplantısı'nı daha tamamladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan kararların ülke ve millete hayırlar getirmesini diledi.
"Birileri bu vatan için meydanlarda nutuk atarken kimileri de yolsuzluklarını perdelemek için Nutuk önünde poz verirken, Cumhurbaşkanı ve Kabinesi olarak Türkiye Yüzyılı'nı inşa mücadelemizi azimle sürdürüyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye, ana muhalefetin beyhude bir çabayla köpürtmeye çalıştığı yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor. Açık ve net ifade etmek isterim ki hükümetimiz gündemine hakimdir. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse Türkiye'nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum.
Bölgemizde, krizler, çatışmalar, büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz vardır o da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir. Bunun dışındaki her tartışmayı havanda su dövmek olarak görüyoruz. Biz havanda su dövme değil, iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz. Biz yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Biz, ülkemizin itibarını hem ulusal ölçekte hem uluslararası ölçekte daha da artırmanın mücadelesini veriyoruz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz, Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye bakıyoruz."
Küresel yatırımcıların Türkiye'ye ilgisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son toplantılarından bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonlarını sürdürdüklerini söyledi.
27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını, Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye'de ağırladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine, Türkiye'nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi. Muhalefetin 'İsraf' diyerek 'Ne gerek var' diyerek kötülediği yatırımlarımız bugün görüyoruz ki Türkiye'yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor. Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz."
Hürmüz Boğazı'nın ekonomiye etkisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonominin yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleştiğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hürmüz, sıradan bir geçiş olmanın ötesinde, dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele, sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz'ün kapanması yalnızca bir sektörü değil enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye, her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Mesela, Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti.
Dünyaya şöyle bir göz attığımızda, tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun, Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Türkiye'nin Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Muhalefetin yıllardır bizi eleştirdiği enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılıyor."
Gıda arzı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gübre ve ham madde tedariklerini çok önceden yaptıklarını aktardı.
Savaştan bu yana, alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Keza bazı gübre cinslerinde gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine sivil havacılık, denizcilik ve kara yolu tarafında da önlemlerimizi aldık."
Türkiye'de hini hacette kullanılmak amacıyla biriktirilen rezervlerin yeterli ve güçlü olduğunu, dış borcun ve toplam dış finansman ihtiyacının, millî gelire oranının tarihsel ortalamaların altında bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörüne kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktada olunduğunu söyledi.
Bunlara ilaveten krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra eşel mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet eşel mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu. Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz." diye konuştu.
Bölgedeki savaşın küresel ticarete yansımalarından, özellikle ihracat boyutunda Türkiye'nin de etkilendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmeleri güçlü desteklerle koruduklarını, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı olduklarını dile getirdi.
Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığının kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldıklarını belirtti.
Bu kredinin toplam büyüklüğünün 120 milyar lira olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum. Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın, iş dünyamız müsterih olsun."
"Bu küresel krizin yeni kapılar açacağına inanıyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkeziyle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzet olduğunu ifade etti.
Dünyanın önde gelen şirketleriyle yapılan toplantıda bunun emarelerini bizzat gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladıklarını söyledi.
Düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye'nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazıldığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
"Enerji nakil hatlarında daha güvenli alternatifler konuşulmaya başlandı. Talimatlarımız doğrultusunda ekonomi kurmay ekibimiz şu an Türkiye'yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde konumlandırmak, transit ticarette küresel cazibe merkezine dönüştürmek, İstanbul Finans Merkezini dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri haline getirmek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bu küresel krizin de ülkemizin önünde yeni kapılar açacağına biz yürekten inanıyoruz."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerji güvenliği ve gıda arzında sorunumuz yok
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bölgemizde büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek gündemimiz ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir” ifadelerini kullandı. Ayrıca enerji arz güvenliği ve gıda arzı konusunda bir sorun olmadığını vurguladı.
Dış politika, ekonomi enerji ve diğer başlıklarda kapsamlı istişareler yaptıkları bir Kabine Toplantısı'nı daha tamamladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan kararların ülke ve millete hayırlar getirmesini diledi.
"Birileri bu vatan için meydanlarda nutuk atarken kimileri de yolsuzluklarını perdelemek için Nutuk önünde poz verirken, Cumhurbaşkanı ve Kabinesi olarak Türkiye Yüzyılı'nı inşa mücadelemizi azimle sürdürüyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye, ana muhalefetin beyhude bir çabayla köpürtmeye çalıştığı yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor. Açık ve net ifade etmek isterim ki hükümetimiz gündemine hakimdir. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse Türkiye'nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum.
Bölgemizde, krizler, çatışmalar, büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz vardır o da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir. Bunun dışındaki her tartışmayı havanda su dövmek olarak görüyoruz. Biz havanda su dövme değil, iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz. Biz yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Biz, ülkemizin itibarını hem ulusal ölçekte hem uluslararası ölçekte daha da artırmanın mücadelesini veriyoruz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz, Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye bakıyoruz."
Küresel yatırımcıların Türkiye'ye ilgisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son toplantılarından bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonlarını sürdürdüklerini söyledi.
27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını, Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye'de ağırladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine, Türkiye'nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi. Muhalefetin 'İsraf' diyerek 'Ne gerek var' diyerek kötülediği yatırımlarımız bugün görüyoruz ki Türkiye'yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor. Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz."
Hürmüz Boğazı'nın ekonomiye etkisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonominin yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleştiğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hürmüz, sıradan bir geçiş olmanın ötesinde, dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele, sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz'ün kapanması yalnızca bir sektörü değil enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye, her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Mesela, Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti.
Dünyaya şöyle bir göz attığımızda, tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun, Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Türkiye'nin Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Muhalefetin yıllardır bizi eleştirdiği enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılıyor."
Gıda arzı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gübre ve ham madde tedariklerini çok önceden yaptıklarını aktardı.
Savaştan bu yana, alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Keza bazı gübre cinslerinde gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine sivil havacılık, denizcilik ve kara yolu tarafında da önlemlerimizi aldık."
Türkiye'de hini hacette kullanılmak amacıyla biriktirilen rezervlerin yeterli ve güçlü olduğunu, dış borcun ve toplam dış finansman ihtiyacının, millî gelire oranının tarihsel ortalamaların altında bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörüne kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktada olunduğunu söyledi.
Bunlara ilaveten krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra eşel mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet eşel mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu. Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz." diye konuştu.
Bölgedeki savaşın küresel ticarete yansımalarından, özellikle ihracat boyutunda Türkiye'nin de etkilendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmeleri güçlü desteklerle koruduklarını, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı olduklarını dile getirdi.
Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığının kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldıklarını belirtti.
Bu kredinin toplam büyüklüğünün 120 milyar lira olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum. Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın, iş dünyamız müsterih olsun."
"Bu küresel krizin yeni kapılar açacağına inanıyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkeziyle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzet olduğunu ifade etti.
Dünyanın önde gelen şirketleriyle yapılan toplantıda bunun emarelerini bizzat gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladıklarını söyledi.
Düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye'nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazıldığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
"Enerji nakil hatlarında daha güvenli alternatifler konuşulmaya başlandı. Talimatlarımız doğrultusunda ekonomi kurmay ekibimiz şu an Türkiye'yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde konumlandırmak, transit ticarette küresel cazibe merkezine dönüştürmek, İstanbul Finans Merkezini dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri haline getirmek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bu küresel krizin de ülkemizin önünde yeni kapılar açacağına biz yürekten inanıyoruz."
Editör: Aslıhan Elibol
En Çok Okunan Haberler