Fıkra bu ya! Hoca Nasreddin iyice fakirleşmiş. Eşeğinin yeminden kısmaya başlamış. Eli darlaştıkça daha da az yem veriyormuş hayvana. Gün gelmiş aç bırakmış. Aç kalan hayvan ölüvermiş.
Ne oldu hocam diyerek soranlara Hocanın cevabı; Tam açlığa alıştırmıştım... Ölüverdi.
Süper Aralık Ayı
Malumunuz her yıl aralı ayı gelince haber akışı maaş zammı haberleriyle açılır ve her ne hikmet ise ülkedeki en garip ve üzüntü verici olaylar genelde bu ay içerisinde tevarüs eder. Örneğin, geçen sene onlarca kişi sahte alkol ile zehirlenmiş ve hayatını kaybetmişti.
Bu yıl ise olayların ardı arkası kesilmiyor. Asgari ücret zam oranı çoktan unutuldu bile. Demek ki işçi de işveren de memnun halinden.
Bilindiği üzere asgari ücret bir tabela rakamıdır. Asıl olan ise bu rakamın üzerinde bir ücret ile işçi çalıştırılması ve gerçek ücretinin sigorta primine esas olmasıdır. Türkiye‘de bunun böyle olmadığını en çok da iş hayatını regüle etmesi gereken kurum ve yöneticilerinin bildiği de bir “Aziz NESİN Hikayesi”ne konu olacak tarzdandır.
Bütün bu magazinel haber cümbüşü içerisinde yılların tarım yazarı Ali Ekber YILDIRIM’ın paylaştığı bazı haberler ayrıca dikkatimi çekti ve ben de sizler ile paylaşmak istedim.
Haber 1: Yunanistan’ın “ucuz” balığı Türkiye’den
Selanik Ticaret Ataşeliğinin Yunanistan Su Ürünleri Sektör Pazar Araştırma Raporu’na göre Türkiye, Yunanistan’ın en fazla balık ithal ettiği 10 ülke sıralamasında 169 milyon 335 bin dolar ve yüzde 23,11 pay ile ilk sırada.
Yunanistan’da kişi başına deniz ürünü tüketimi 20 kilodan fazla. İthal ettiği çipura ve levreğin neredeyse tamamı Türkiye’den.
Sonuç ve Aklımdaki Sorular; Yaz tatillerini koşa koşa Yunanistan’da geçirenlerin yedikleri ucuz balıkların menşei belli oldu. Peki o balıkları Türkiye’de yesek fena mı olur? Bu garabet durumun müsebbibi kimlerdir? Piyasa denetimi sadece patates soğan denetimi yaparak sağlanır mı?
Haber 2: Sebze fidesi üreten 18 firmaya soruşturma açıldı
Rekabet Kurulu sebze fidesi sektöründe faaliyet gösteren 18 teşebbüs ve Fide Üreticileri Alt Birliği hakkında soruşturma başlattı.
Rekabet Haber’e göre yapılan ön araştırmada; geleceğe yönelik fiyatların, satış koşullarının, maliyetlerin, kâr beklentilerinin ve arz miktarlarının teşebbüsler arasında paylaşıldığına dair kuvvetli bulgular tespit edildi.
Bazı firmaların düşük fiyat uygulayan rakiplerini fiyat yükseltmeleri için uyardıkları, ayrıca fiyatları ve satış koşullarını birlikte belirledikleri görüldü. Bu süreçte, sektörel birliğin düzenlediği toplantılarda da benzer kararlar alındığı öne sürülüyor.
Sonuç; Rekabet Kurumu’na CİMER üzerinden iki kez şikâyette bulundum. İlki araç fiyatlarının her gün arttığı dönemde internet üzerinden fiyat vererek piyasayı kızıştıran büyük firmalar hakkında idi. İkincisi ise eşya taşıması için yük asansörü kiraladığımda vakıf olduğum bir kartelleşme hakkındaki şikayetimdi. Meğer yük asansörü kiralayanlar mesaj grupları üzerinden birleşerek düşük fiyat verilmesine engel oluyormuş. Piyasada hep aynı fiyat verilirken yakında olması nedeniyle 200 TL daha düşük fiyat veren bir esnafın verdiği fiyatı boş bulunarak diğer talipliye söylediğimde konuyu anladım. Anlamakla kalmamış bir de işi yapan esnaftan azar işitmiştim. Bu şekilde detaylıca hazırladığım şikâyet için kurum belge istemişti.
Tabiri caizse “Rüşvetin Belgesi”!..
Bir diğer haber niteliği taşıyan durum ise maliye, muhasebe ve iş dünyası ile ilgili.
YMM tasdik şartı genişledi. (Tebliğ Sıra No:49)
30 Aralık 2025 tarihli 3568 Sy. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu, 49 Nolu Genel Tebliği ile, 2025 ve sonrası için; GV/KV beyannamesinde istisna-indirim-uygulama kullanıyorsan artık “bazı eşikleri” geçince YMM tasdik raporu ibrazı zorunlu oldu. Böylelikle de TAM TASDİK neredeyse zorunlu hale geldi…
Tebliğe konu indirim ve istisnası bulunan firmalar 500 bin TL+ ve toplamda 1 milyon TL+ üzerindeki (KVK 32/A ve Yerel/Küresel Asgari Tamamlayıcı KV: tutar sınırı yok) rakamlar için YMM raporu düzenletmek zorunda. Aslında böyle bir uygulama önceden de vardı. Bu sefer kapsam “Diğer” kalemini de içerisine alacak şekilde genişletildi ve zorunluluk bir tebliğ ile vurgulandı. Raporlar çoğunlukla beyannameyle birlikte ya da sonrasındaki 2 ay içerisinde sunulmak zorunda. Ek süre talebine rağmen verilmez ise özel usulsüzlük uygulanacak.
Yani; vergi avantajı “satırda” değil, artık raporda kazanılacak.
Zamanlama Manidar!
Geçtiğimiz günlerde medyaya düşen haberlerden birisi de kamuda çalışan kariyer meslek mensupları (vergi müfettişleri dahil) ve merkez uzmanlar için planlanan seyyanen zam haberleriydi. Sonrasında kamuoyunun tepkisine binaen tasarı geri çekilmişti. Aslında piyasadaki ücretlere göre oldukça geride kalan devletimiz için gerçekten değerli olan bu personeller için ücretlerin iyileştirilmesi elbette önem arz ediyor. Ancak, konu yanlış bir şekilde gündeme getirildiği için kötü bir algıya sebep oldu.
Diğer taraftan, ücretleri gerileyen vergi müfettişlerinden idealist bile olsalar önemli bir bölümünün uzun bir süredir YMM olarak özel sektöre geçtikleri aşikâr bir durum. Elbette hayat pahalılığı herkesi etkiliyor. Ücret artışını zamanında yapamayınca değerli çalışanlarınızı kaptırırsınız.
Bu çıkarılan tebliğ ise bütün bu süreç içerisinde sanki maliyenin çoğunluğu eski maliye müfettişi olan YMM camiasına bir jesti gibi algılandı. Bakanlıkta iken size bir şey yapamadık ama en azından dışarıda sizleri kolluyoruz mahallinden bir tebliğ.
Neden?
Kabaca bir hesap yapalım. Düşünün ki; firmanızın Kurumlar Vergisi Beyannamesinde sadece 500.001 TL tutarında bir indirim veya istisnası var.Bu rakamı kullanıp, 125.000 TL vergi avantajı sağlamak için yaklaşık bu kadar bir rapor ücreti vereceksiniz. Nerede kaldı vergi avantajı? Kaldı ki zaman içerisinde nasılsa bu raporu yaptıracağız, o zaman yapmış iken Tam Tasdik hizmeti alalım görüşü hâkim olacak. Hali hazırda bu hizmete ait en uygun fiyatlamalar aylık 20.000 TL+KDV civarındadır. Yıllık 240.000 TL. tutarındaki bu rakamlar maalesef yine satılan mal ve/veya hizmet üzerinden faydalanıcısına fatura edilecektir.
Kaldı ki aynı yasaya (3568 Sy. Yasa) tabi SMMM’lerce hazırlanan beyannamelerdeki satırlar için YMM raporu istenmesi iş barışını maalesef bozmaktadır. Dünyada pek de örneği olmayan bir şekilde devam ettirilen SMMM- YMM ayrımı bu tebliğ ile daha da derinleşmektedir. YMM üstatlarımızın hepsi ülke için çok değerlidir. Raporlama mutlaka isteniyor ise rapor yetkisi SMMM’lere de verilmelidir. Süreçleri yönetenler ise daha dikkatli olmalı ve üstatlara karşı ön yargı oluşmasına engel olmalıdır.
Hülasası hep aynı şeyleri yaparak farklı sonuç alamazsınız. Bu şekilde ne piyasa güveni yükselir, ne faiz düşer, ne enflasyon.
Neyse ki yolun yarısı olan 35’i çoktan geçtik..
Tüm Türkiye’ye mutlu bir yıl dilerim.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Tarık Birtane
BİR GARİP YILBAŞI
Fıkra bu ya! Hoca Nasreddin iyice fakirleşmiş. Eşeğinin yeminden kısmaya başlamış. Eli darlaştıkça daha da az yem veriyormuş hayvana. Gün gelmiş aç bırakmış. Aç kalan hayvan ölüvermiş.
Ne oldu hocam diyerek soranlara Hocanın cevabı; Tam açlığa alıştırmıştım... Ölüverdi.
Süper Aralık Ayı
Malumunuz her yıl aralı ayı gelince haber akışı maaş zammı haberleriyle açılır ve her ne hikmet ise ülkedeki en garip ve üzüntü verici olaylar genelde bu ay içerisinde tevarüs eder. Örneğin, geçen sene onlarca kişi sahte alkol ile zehirlenmiş ve hayatını kaybetmişti.
Bu yıl ise olayların ardı arkası kesilmiyor. Asgari ücret zam oranı çoktan unutuldu bile. Demek ki işçi de işveren de memnun halinden.
Bilindiği üzere asgari ücret bir tabela rakamıdır. Asıl olan ise bu rakamın üzerinde bir ücret ile işçi çalıştırılması ve gerçek ücretinin sigorta primine esas olmasıdır. Türkiye‘de bunun böyle olmadığını en çok da iş hayatını regüle etmesi gereken kurum ve yöneticilerinin bildiği de bir “Aziz NESİN Hikayesi”ne konu olacak tarzdandır.
Bütün bu magazinel haber cümbüşü içerisinde yılların tarım yazarı Ali Ekber YILDIRIM’ın paylaştığı bazı haberler ayrıca dikkatimi çekti ve ben de sizler ile paylaşmak istedim.
Haber 1: Yunanistan’ın “ucuz” balığı Türkiye’den
Selanik Ticaret Ataşeliğinin Yunanistan Su Ürünleri Sektör Pazar Araştırma Raporu’na göre Türkiye, Yunanistan’ın en fazla balık ithal ettiği 10 ülke sıralamasında 169 milyon 335 bin dolar ve yüzde 23,11 pay ile ilk sırada.
Yunanistan’da kişi başına deniz ürünü tüketimi 20 kilodan fazla. İthal ettiği çipura ve levreğin neredeyse tamamı Türkiye’den.
Sonuç ve Aklımdaki Sorular; Yaz tatillerini koşa koşa Yunanistan’da geçirenlerin yedikleri ucuz balıkların menşei belli oldu. Peki o balıkları Türkiye’de yesek fena mı olur? Bu garabet durumun müsebbibi kimlerdir? Piyasa denetimi sadece patates soğan denetimi yaparak sağlanır mı?
Haber 2: Sebze fidesi üreten 18 firmaya soruşturma açıldı
Rekabet Kurulu sebze fidesi sektöründe faaliyet gösteren 18 teşebbüs ve Fide Üreticileri Alt Birliği hakkında soruşturma başlattı.
Rekabet Haber’e göre yapılan ön araştırmada; geleceğe yönelik fiyatların, satış koşullarının, maliyetlerin, kâr beklentilerinin ve arz miktarlarının teşebbüsler arasında paylaşıldığına dair kuvvetli bulgular tespit edildi.
Bazı firmaların düşük fiyat uygulayan rakiplerini fiyat yükseltmeleri için uyardıkları, ayrıca fiyatları ve satış koşullarını birlikte belirledikleri görüldü. Bu süreçte, sektörel birliğin düzenlediği toplantılarda da benzer kararlar alındığı öne sürülüyor.
Sonuç; Rekabet Kurumu’na CİMER üzerinden iki kez şikâyette bulundum. İlki araç fiyatlarının her gün arttığı dönemde internet üzerinden fiyat vererek piyasayı kızıştıran büyük firmalar hakkında idi. İkincisi ise eşya taşıması için yük asansörü kiraladığımda vakıf olduğum bir kartelleşme hakkındaki şikayetimdi. Meğer yük asansörü kiralayanlar mesaj grupları üzerinden birleşerek düşük fiyat verilmesine engel oluyormuş. Piyasada hep aynı fiyat verilirken yakında olması nedeniyle 200 TL daha düşük fiyat veren bir esnafın verdiği fiyatı boş bulunarak diğer talipliye söylediğimde konuyu anladım. Anlamakla kalmamış bir de işi yapan esnaftan azar işitmiştim. Bu şekilde detaylıca hazırladığım şikâyet için kurum belge istemişti.
Tabiri caizse “Rüşvetin Belgesi”!..
Bir diğer haber niteliği taşıyan durum ise maliye, muhasebe ve iş dünyası ile ilgili.
YMM tasdik şartı genişledi. (Tebliğ Sıra No:49)
30 Aralık 2025 tarihli 3568 Sy. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu, 49 Nolu Genel Tebliği ile, 2025 ve sonrası için; GV/KV beyannamesinde istisna-indirim-uygulama kullanıyorsan artık “bazı eşikleri” geçince YMM tasdik raporu ibrazı zorunlu oldu. Böylelikle de TAM TASDİK neredeyse zorunlu hale geldi…
Tebliğe konu indirim ve istisnası bulunan firmalar 500 bin TL+ ve toplamda 1 milyon TL+ üzerindeki (KVK 32/A ve Yerel/Küresel Asgari Tamamlayıcı KV: tutar sınırı yok) rakamlar için YMM raporu düzenletmek zorunda. Aslında böyle bir uygulama önceden de vardı. Bu sefer kapsam “Diğer” kalemini de içerisine alacak şekilde genişletildi ve zorunluluk bir tebliğ ile vurgulandı. Raporlar çoğunlukla beyannameyle birlikte ya da sonrasındaki 2 ay içerisinde sunulmak zorunda. Ek süre talebine rağmen verilmez ise özel usulsüzlük uygulanacak.
Yani; vergi avantajı “satırda” değil, artık raporda kazanılacak.
Zamanlama Manidar!
Geçtiğimiz günlerde medyaya düşen haberlerden birisi de kamuda çalışan kariyer meslek mensupları (vergi müfettişleri dahil) ve merkez uzmanlar için planlanan seyyanen zam haberleriydi. Sonrasında kamuoyunun tepkisine binaen tasarı geri çekilmişti. Aslında piyasadaki ücretlere göre oldukça geride kalan devletimiz için gerçekten değerli olan bu personeller için ücretlerin iyileştirilmesi elbette önem arz ediyor. Ancak, konu yanlış bir şekilde gündeme getirildiği için kötü bir algıya sebep oldu.
Diğer taraftan, ücretleri gerileyen vergi müfettişlerinden idealist bile olsalar önemli bir bölümünün uzun bir süredir YMM olarak özel sektöre geçtikleri aşikâr bir durum. Elbette hayat pahalılığı herkesi etkiliyor. Ücret artışını zamanında yapamayınca değerli çalışanlarınızı kaptırırsınız.
Bu çıkarılan tebliğ ise bütün bu süreç içerisinde sanki maliyenin çoğunluğu eski maliye müfettişi olan YMM camiasına bir jesti gibi algılandı. Bakanlıkta iken size bir şey yapamadık ama en azından dışarıda sizleri kolluyoruz mahallinden bir tebliğ.
Neden?
Kabaca bir hesap yapalım. Düşünün ki; firmanızın Kurumlar Vergisi Beyannamesinde sadece 500.001 TL tutarında bir indirim veya istisnası var. Bu rakamı kullanıp, 125.000 TL vergi avantajı sağlamak için yaklaşık bu kadar bir rapor ücreti vereceksiniz. Nerede kaldı vergi avantajı? Kaldı ki zaman içerisinde nasılsa bu raporu yaptıracağız, o zaman yapmış iken Tam Tasdik hizmeti alalım görüşü hâkim olacak. Hali hazırda bu hizmete ait en uygun fiyatlamalar aylık 20.000 TL+KDV civarındadır. Yıllık 240.000 TL. tutarındaki bu rakamlar maalesef yine satılan mal ve/veya hizmet üzerinden faydalanıcısına fatura edilecektir.
Kaldı ki aynı yasaya (3568 Sy. Yasa) tabi SMMM’lerce hazırlanan beyannamelerdeki satırlar için YMM raporu istenmesi iş barışını maalesef bozmaktadır. Dünyada pek de örneği olmayan bir şekilde devam ettirilen SMMM- YMM ayrımı bu tebliğ ile daha da derinleşmektedir. YMM üstatlarımızın hepsi ülke için çok değerlidir. Raporlama mutlaka isteniyor ise rapor yetkisi SMMM’lere de verilmelidir. Süreçleri yönetenler ise daha dikkatli olmalı ve üstatlara karşı ön yargı oluşmasına engel olmalıdır.
Hülasası hep aynı şeyleri yaparak farklı sonuç alamazsınız. Bu şekilde ne piyasa güveni yükselir, ne faiz düşer, ne enflasyon.
Neyse ki yolun yarısı olan 35’i çoktan geçtik..
Tüm Türkiye’ye mutlu bir yıl dilerim.