Fenerbahçe camiası, bir önceki akşam aldığı üzücü haberin üzerine gergin bir güne uyanmıştı. Ancak yine öyle müthiş bir kenetlenme örneği gösterdiler ki, bir kez daha büyüklüğünü dosta düşmana ispat etmiş oldu.
Adalete saygımız sonsuz elbet ancak 3 Temmuz'u yaşamış bir camia, ister istemez bu tarz olaylara şüpheyle bakıyor. Nitekim sayın başkanın suçsuz olduğuna sonsuz inancımız var ama biz de bir çift kelam etmek isteriz en nihayetinde. Evvela maçı analiz edelim sonra dilimizin döndüğünce derdimizi izah ederiz.
Fenerbahçe, ligin ilk yarısını nağmalup kapattı. Son kurban da Eyüpspor oldu. Yine kusursuz bir başlangıç yaparak maçı ilk 45 dakikadan kopardı. İzlerken Fenerbahçe taraftarı en ufak bir tereddüte düşmüyor. Bir gol yersek canımız sıkılır mı demiyor. Çünkü ayakları çime sağlam basan bir takım var.
Tedesco, maça kağıt üstünde 4-2-3-1 dizilimiyle başlamış da olsa maç içinde satranç oynar gibi, maçın gidişatına, rakibin reaksiyonuna göre saha içi diziliminde küçük ama önemli dokunuşlar yaptı.
Önceki maçlardan alışık olduğumuz gibi daha çok merkezden rakip savunmayı deldi Sarı Kanarya. Orta alanda özellikle Fred'in de yeniden form tutmasıyla oyunu merkezden oynama eğilimi arttı.
Talisca, her geçen maç benzersiz performansını bir üst seviyeye taşıyor. Tabela katkısı muazzam. Malum camianın, kulübün anahtarını verme pahasına yaptıkları transferlerden daha çok gol atmış durumda.
Alex, çok özel bir futbolcuydu. Bana göre kimse Alex olamaz. Ancak yıllar sonra Fenerbahçe taraftarını heyecanlandıran bir adam var. Marko Asensio....
Alıyor - veriyor, çalım atıyor, adam eksiltiyor, kilit paslar atıyor, asist yapıyor, goller atıyor. Hemen hemen her maça istatistik kağıdına adını yazdırıyor. Oyunun yönünü şiir gibi değiştiriyor.
Öte yandan Kerem çabalıyor. Çok skor katkısı olmasa da rakip savunmayı çok yıpratıyor. Zaten skor katkısı vereceği zamanlar da gelecektir.
Fred, fabrika ayarlarına geri dönmüş gibi görünüyor. Eski performansını yakaladı. Hem rakibin ikinci bölgede ataklarını başlamadan bitiriyor hem de savunma ile hücum arasında muazam bir köprü oluşturuyor. Koşu mesafeleri de ne kadar canını dişine takarak oynadığının somut göstergesi.
Savunma zaten harikulade. Kaptan Skriniar bir orkestra şefi gibi takımı yönetiyor. Mert Müldür, Mourinho'nun vasat antrenmanlarında kaybettiği ritmi yeniden yakalıyor.
Tedesco, baba gibi herkesi kucaklıyor. Sadece işine bakıyor.
Kasımpaşa, Emre Belözoğlu önderliğinde, Seyrantepe'den galibiyetle dönerse ilk yarının lideri de Fenerbahçe olacak. Ama yarın olmasa da bir kaç maça kalmaz bu takım liderliği alacaktır.
Gelelim asıl meseleye. Yazımın başında Sadettin Başkan'ın ifade verdiği dava ile alakalı söyleyeceklerime girizgah yapmıştım.
Bizi ne rahatsız etti?
Türk yargısına güvenimiz sonsuz.
Ancak henüz soruşturma aşamasındayken, yargılama dahi yapılmamışken, bir takım medya ve malum camianın paralı sosyal medya farelerinin yine yeniden 3 Temmuz'da olduğu gibi, yalanla - dolanla olayı manipüle etmesi, masumiyet karinesini ayaklar altına alması kabul edilmez.
Biz bu filmi izlemiştik.
Devletin bir an önce bu soytarılara gerekli yaptırımı uygulaması gerekir.
Ayrıca...
Karaborsa bilet satanların,
Formasına bahis reklamı alanların,
Seçil'in fonlarından beslenenlerin,
Vergi kaçıranların,
Terörü finanse eden firmalarla sponsorluk anlaşmaları yapanların,
Kaynağı belirsiz (!) sponsorluklarla devasa transferler yapanların,
Yargılanmafığı yerde;
Sigara ve alkol kullanmayan,
Tek düsturu Spor yapmak olan bir başkanın,
Uyuşturucu soruşturması ile isminin yanyana gelmesini içimize sindiremiyoruz.
Devletimizden ricamız odur ki;
Gerçek suçlular da bu ülkede hak ettikleri muameleyi görsünler!
Bu benim en büyük temennim ve en büyük duamdır aynı zamanda!
Yoksa başkanımızın aklanacağından gram şüphemiz yoktur.
Sosyal medyada ya da televizyonda,
Soytarıklık peşinde koşanlar da bilsinler ki,
Bu camia FETÖ köpeğini dize getirdi, kırıntıları bize vız gelir!
Siz havlaya durun, biz sizin yaptıklarınıza zaten şerbetliyiz! O gün öğrenemediyseniz sorun değil bugün öğretiriz. İstediğiniz kadar vurun; Fenerbahçe Yıkılmaz...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Serkan Özcan
FENERBAHÇE YIKILMAZ
FENERBAHÇE YIKILMAZ!
Fenerbahçe camiası, bir önceki akşam aldığı üzücü haberin üzerine gergin bir güne uyanmıştı. Ancak yine öyle müthiş bir kenetlenme örneği gösterdiler ki, bir kez daha büyüklüğünü dosta düşmana ispat etmiş oldu.
Adalete saygımız sonsuz elbet ancak 3 Temmuz'u yaşamış bir camia, ister istemez bu tarz olaylara şüpheyle bakıyor. Nitekim sayın başkanın suçsuz olduğuna sonsuz inancımız var ama biz de bir çift kelam etmek isteriz en nihayetinde. Evvela maçı analiz edelim sonra dilimizin döndüğünce derdimizi izah ederiz.
Fenerbahçe, ligin ilk yarısını nağmalup kapattı. Son kurban da Eyüpspor oldu. Yine kusursuz bir başlangıç yaparak maçı ilk 45 dakikadan kopardı. İzlerken Fenerbahçe taraftarı en ufak bir tereddüte düşmüyor. Bir gol yersek canımız sıkılır mı demiyor. Çünkü ayakları çime sağlam basan bir takım var.
Tedesco, maça kağıt üstünde 4-2-3-1 dizilimiyle başlamış da olsa maç içinde satranç oynar gibi, maçın gidişatına, rakibin reaksiyonuna göre saha içi diziliminde küçük ama önemli dokunuşlar yaptı.
Önceki maçlardan alışık olduğumuz gibi daha çok merkezden rakip savunmayı deldi Sarı Kanarya. Orta alanda özellikle Fred'in de yeniden form tutmasıyla oyunu merkezden oynama eğilimi arttı.
Talisca, her geçen maç benzersiz performansını bir üst seviyeye taşıyor. Tabela katkısı muazzam. Malum camianın, kulübün anahtarını verme pahasına yaptıkları transferlerden daha çok gol atmış durumda.
Alex, çok özel bir futbolcuydu. Bana göre kimse Alex olamaz. Ancak yıllar sonra Fenerbahçe taraftarını heyecanlandıran bir adam var. Marko Asensio....
Alıyor - veriyor, çalım atıyor, adam eksiltiyor, kilit paslar atıyor, asist yapıyor, goller atıyor. Hemen hemen her maça istatistik kağıdına adını yazdırıyor. Oyunun yönünü şiir gibi değiştiriyor.
Öte yandan Kerem çabalıyor. Çok skor katkısı olmasa da rakip savunmayı çok yıpratıyor. Zaten skor katkısı vereceği zamanlar da gelecektir.
Fred, fabrika ayarlarına geri dönmüş gibi görünüyor. Eski performansını yakaladı. Hem rakibin ikinci bölgede ataklarını başlamadan bitiriyor hem de savunma ile hücum arasında muazam bir köprü oluşturuyor. Koşu mesafeleri de ne kadar canını dişine takarak oynadığının somut göstergesi.
Savunma zaten harikulade. Kaptan Skriniar bir orkestra şefi gibi takımı yönetiyor. Mert Müldür, Mourinho'nun vasat antrenmanlarında kaybettiği ritmi yeniden yakalıyor.
Tedesco, baba gibi herkesi kucaklıyor. Sadece işine bakıyor.
Kasımpaşa, Emre Belözoğlu önderliğinde, Seyrantepe'den galibiyetle dönerse ilk yarının lideri de Fenerbahçe olacak. Ama yarın olmasa da bir kaç maça kalmaz bu takım liderliği alacaktır.
Gelelim asıl meseleye. Yazımın başında Sadettin Başkan'ın ifade verdiği dava ile alakalı söyleyeceklerime girizgah yapmıştım.
Bizi ne rahatsız etti?
Türk yargısına güvenimiz sonsuz.
Ancak henüz soruşturma aşamasındayken, yargılama dahi yapılmamışken, bir takım medya ve malum camianın paralı sosyal medya farelerinin yine yeniden 3 Temmuz'da olduğu gibi, yalanla - dolanla olayı manipüle etmesi, masumiyet karinesini ayaklar altına alması kabul edilmez.
Biz bu filmi izlemiştik.
Devletin bir an önce bu soytarılara gerekli yaptırımı uygulaması gerekir.
Ayrıca...
Karaborsa bilet satanların,
Formasına bahis reklamı alanların,
Seçil'in fonlarından beslenenlerin,
Vergi kaçıranların,
Terörü finanse eden firmalarla sponsorluk anlaşmaları yapanların,
Kaynağı belirsiz (!) sponsorluklarla devasa transferler yapanların,
Yargılanmafığı yerde;
Sigara ve alkol kullanmayan,
Tek düsturu Spor yapmak olan bir başkanın,
Uyuşturucu soruşturması ile isminin yanyana gelmesini içimize sindiremiyoruz.
Devletimizden ricamız odur ki;
Gerçek suçlular da bu ülkede hak ettikleri muameleyi görsünler!
Bu benim en büyük temennim ve en büyük duamdır aynı zamanda!
Yoksa başkanımızın aklanacağından gram şüphemiz yoktur.
Sosyal medyada ya da televizyonda,
Soytarıklık peşinde koşanlar da bilsinler ki,
Bu camia FETÖ köpeğini dize getirdi, kırıntıları bize vız gelir!
Siz havlaya durun, biz sizin yaptıklarınıza zaten şerbetliyiz! O gün öğrenemediyseniz sorun değil bugün öğretiriz. İstediğiniz kadar vurun; Fenerbahçe Yıkılmaz...