SON DAKİKA
Hava Durumu

MUTLAK MUTLULUK

Yazının Giriş Tarihi: 28.01.2026 16:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 19:11

MUTLAK MUTLULUK

Mutlak bir mutluluk mümkün mü? Mutluluk bir amaç mı?
Mutlu olmamız birine veya bir şeye bağlıysa, orda mutlak bir mutluluktan bahsedilemez. Çünkü mutluluk bir amaç olmamalıdır. Mutluluk ara sıra hissedilen birkaç küçük andır. Bunun sürdürülebilir olması için; kendi içimizde bütün taşların yerine oturması şarttır.


Mutluluk çoğu zaman ulaşılması gereken bir zirve gibi sunuluyor. Sanki oraya vardığımızda her şey tamamlanacak, içimizdeki boşluk kapanacak, hayat nihayet “olması gerektiği” hâlini alacak. Oysa insan deneyimi buna pek izin vermez. Çünkü mutluluk, sabit bir ikametgâh değil; uğrayıp geçen bir misafirdir. Onu kalıcı kılmaya çalıştıkça ağırlığı artar, beklentiye dönüşür ve fark etmeden huzursuzluğun sebebi olur.


Asıl yanılgı, mutluluğu uzun zamanlara yayılabilecek bir durum sanmamızda gizlidir. Hayat sürekli değişirken, ruh hâlimiz de bu değişime eşlik eder. Aynı anda hem minnet hem kaygı, hem sevinç hem yorgunluk hissedebiliriz. Bu yüzden “hep mutlu olmak” iddiası, insanın doğasına aykırıdır. Mutluluk bir sonuç değil, bir andır; çoğu zaman fark edildiği anda çoktan geride kalmıştır.

Belki de sorun, mutluluğu elde tutulacak bir şey sanmamızdadır. Hayatın tamamını mutlu olma çabasına indirgediğimizde, diğer tüm duyguları yok sayarız. Halbuki insanı derinleştiren şey yalnızca neşe değil; kırılganlık, hüzün, arayış ve kabulleniştir. Üzüntüler, kaygılar, gözyaşları gibi geçiçidir mutluluk. Sadece bir duygudur.. İşte bu bütünün içinde kısa ama kıymetli bir parıltıdır ne daha az, ne daha fazla...


Mutluluğu (eudaimonia) kalıcı bir haz değil, “iyi yaşama çabası” olarak tanımlar Aristoteles. Ona göre mutluluk bir sonuç değil, yaşam pratiğinin yan ürünüdür. Belki de tam bu noktada kaybetme korkusu kaplar insanın içini.


O halde başa dönecek olursak; mutlak mutluluğa en yakın duygu 'iç huzur' için içimize bakmak ve o meşhur taşları yerine oturtmak zorundayız. O taşlar; sakin, emin, yavaş, doğal ve güvenle içimizi doldurmaktır. Bu duyguları içimizde oturtmadıkça, başkalarında arayacak, bulamadıkça içimizdeki boşluğa düşecek, düştükçe mutluluk arayışına gireceğiz. Bu döngünün içinde dönüp durdukça, peşinden koştuğumuz o mutluluk bizden daha çok kaçacaktır.


Mutluluk daimi değildir evet ama geldiğinde eğer onu tanırsanız , geride bıraktığı tadı daimi olacaktır.

RÜYA ÇAKIR

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.