“Mixed Message” yani karışık mesaj verme tutumu, çocuk yetiştirme sürecinde farkında olmadan en sık yapılan hatalardan biridir. Bu çarpık mesajlar; davranış problemlerine, benlik algısındaki bozulmalara, iletişim zayıflığına, odaklanma güçlüklerine ve birçok gelişimsel soruna zemin hazırlar.
Karışık Mesaj Tam Olarak Nedir?
Aşağıdaki örnekler en sık karşılaşılan karışık mesaj biçimleridir:
1. Davranışa Aykırı Duygusal Tepki Vermek
Çocuk uygunsuz bir davranış sergiler; ebeveyn ise buna gülerek, sevecen bir beden diliyle karşılık verir.
Bu durumda çocuk, davranışının yanlış olduğunu değil, dikkat çekici ve beğenilen bir davranış olduğunu kodlar.
Artık sözlerinizi değil, duygusal tonunuzu referans alır.
Söz–duygu uyumsuzluğu arttıkça rehberliğiniz etkisizleşir, yanlış davranışlar ise özellikle tekrar edilmeye başlar.
Bu küçük gibi görünen hata, ileri yaşlardaki davranış bozukluklarının temel taşlarından biridir.
2. Tepki Vermemek
Yanlış bir davranışa hiç tepki verilmediğinde çocuk davranışın niteliğini anlamlandıramaz:
• davranış–sonuç ilişkisi gelişmez,
• dürtüsellik artar,
• filtre mekanizması zayıflar,
• otokontrol oluşamaz.
Çocukların, sınır koyan ve yön gösteren sağlıklı otorite figürlerine ihtiyaçları vardır.
3. Blöf Yapmak
“Bak şimdi kızacağım!”
diyip hiçbir şey yapmamak da karışık bir mesajdır.
Söylenenle yapılan çeliştiği için:
• otorite bulanıklaşır,
• gerçeklik algısı bozulur,
• ebeveyn sesi rehber işareti olmaktan çıkar,
• bir “uğultuya” dönüşür.
4. Çarpık Gerçekliği Ayıklamamak
Çocuk hata yaptığında suçu başkasına atabilir. Ebeveyn gerçeği net biçimde ayıklamazsa:
• sorumluluk bilinci zedelenir,
• benlik algısı çarpılır,
• çocuk gerçeklikten uzaklaşır,
• suç ve utanç duygularından kaçmak için gerçeği saptırmayı öğrenir.
Bu alan, “kompleks” dediğimiz karmaşık kişilik yapılanmasının oluştuğu kritik bir zemindir.
Peki Ebeveyn Neden Karışık Mesaj Verir?
Çocuğun davranışı çoğu zaman ebeveyni şaşırtır; kısa bir süreliğine paralize eder.
Ebeveyn iç dünyasında durumu çözmeye çalışırken eşzamanlılık bozulur.
Tepki dalga gibi yükselir ve yanlış bir üst tonda —
çoğu kez sinir bozucu bir gülümsemeyle dışa vurur.
Genellikle iki motivasyon görülür:
1. “Travma yaşamasın.” diye gerektiği kadar keskin sınır koyamamak,
2. Kendi çocukluğunda yaşadığı yarayı tekrarlamama çabası.
Ancak bu iyi niyetli kaçınmalar, çocuğun gelişiminde olumlu etki yaratmaz.
Çünkü çocuk bu zamanlama kaymasını doğru okuyamaz.
Gördüğü duygu üzerinden anlam üretir:
• yanlış davranışı ilgiyle eşleştirir,
• sınırların gerçekliğine körleşir,
• sonuçların olmadığını öğrenir,
• konforu bozulmadıkça davranışı tekrarlar,
• ebeveynin etkisiz bir güç olduğunu algılar.
Ebeveyn–Çocuk İlişkisinin Sağlam Temeli
Bir çocuğun en temel ihtiyacı şudur:
• Tutarlı söz–davranış
• Net roller ve sınırlar
• Saygın bir rehberlik
• Sevgi dolu bir ilişki
• Güvenli bağlanma
Tutarlılık, çocuğun iç rehberini oluşturur.
Tutarsızlık ise ruhsal pusulasını şaşırtır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hanife Koşar
Çocuğunuza “Karışık Mesaj” Vermenin Zararları
Çocuğunuza “Karışık Mesaj” Vermenin Zararları
“Mixed Message” yani karışık mesaj verme tutumu, çocuk yetiştirme sürecinde farkında olmadan en sık yapılan hatalardan biridir. Bu çarpık mesajlar; davranış problemlerine, benlik algısındaki bozulmalara, iletişim zayıflığına, odaklanma güçlüklerine ve birçok gelişimsel soruna zemin hazırlar.
Karışık Mesaj Tam Olarak Nedir?
Aşağıdaki örnekler en sık karşılaşılan karışık mesaj biçimleridir:
1. Davranışa Aykırı Duygusal Tepki Vermek
Çocuk uygunsuz bir davranış sergiler; ebeveyn ise buna gülerek, sevecen bir beden diliyle karşılık verir.
Bu durumda çocuk, davranışının yanlış olduğunu değil, dikkat çekici ve beğenilen bir davranış olduğunu kodlar.
Artık sözlerinizi değil, duygusal tonunuzu referans alır.
Söz–duygu uyumsuzluğu arttıkça rehberliğiniz etkisizleşir, yanlış davranışlar ise özellikle tekrar edilmeye başlar.
Bu küçük gibi görünen hata, ileri yaşlardaki davranış bozukluklarının temel taşlarından biridir.
2. Tepki Vermemek
Yanlış bir davranışa hiç tepki verilmediğinde çocuk davranışın niteliğini anlamlandıramaz:
• davranış–sonuç ilişkisi gelişmez,
• dürtüsellik artar,
• filtre mekanizması zayıflar,
• otokontrol oluşamaz.
Çocukların, sınır koyan ve yön gösteren sağlıklı otorite figürlerine ihtiyaçları vardır.
3. Blöf Yapmak
“Bak şimdi kızacağım!”
diyip hiçbir şey yapmamak da karışık bir mesajdır.
Söylenenle yapılan çeliştiği için:
• otorite bulanıklaşır,
• gerçeklik algısı bozulur,
• ebeveyn sesi rehber işareti olmaktan çıkar,
• bir “uğultuya” dönüşür.
4. Çarpık Gerçekliği Ayıklamamak
Çocuk hata yaptığında suçu başkasına atabilir. Ebeveyn gerçeği net biçimde ayıklamazsa:
• sorumluluk bilinci zedelenir,
• benlik algısı çarpılır,
• çocuk gerçeklikten uzaklaşır,
• suç ve utanç duygularından kaçmak için gerçeği saptırmayı öğrenir.
Bu alan, “kompleks” dediğimiz karmaşık kişilik yapılanmasının oluştuğu kritik bir zemindir.
Peki Ebeveyn Neden Karışık Mesaj Verir?
Çocuğun davranışı çoğu zaman ebeveyni şaşırtır; kısa bir süreliğine paralize eder.
Ebeveyn iç dünyasında durumu çözmeye çalışırken eşzamanlılık bozulur.
Tepki dalga gibi yükselir ve yanlış bir üst tonda —
çoğu kez sinir bozucu bir gülümsemeyle dışa vurur.
Genellikle iki motivasyon görülür:
1. “Travma yaşamasın.” diye gerektiği kadar keskin sınır koyamamak,
2. Kendi çocukluğunda yaşadığı yarayı tekrarlamama çabası.
Ancak bu iyi niyetli kaçınmalar, çocuğun gelişiminde olumlu etki yaratmaz.
Çünkü çocuk bu zamanlama kaymasını doğru okuyamaz.
Gördüğü duygu üzerinden anlam üretir:
• yanlış davranışı ilgiyle eşleştirir,
• sınırların gerçekliğine körleşir,
• sonuçların olmadığını öğrenir,
• konforu bozulmadıkça davranışı tekrarlar,
• ebeveynin etkisiz bir güç olduğunu algılar.
Ebeveyn–Çocuk İlişkisinin Sağlam Temeli
Bir çocuğun en temel ihtiyacı şudur:
• Tutarlı söz–davranış
• Net roller ve sınırlar
• Saygın bir rehberlik
• Sevgi dolu bir ilişki
• Güvenli bağlanma
Tutarlılık, çocuğun iç rehberini oluşturur.
Tutarsızlık ise ruhsal pusulasını şaşırtır.