Ekonomi çoğu zaman rakamlarla anlatılır. Bilanço kalemleri, vergi oranları, büyüme yüzdeleri… Oysa sahaya indiğinizde, yani işin mutfağına baktığınızda, ekonominin asıl itici gücünün cesaret, emek ve kararlılık olduğunu görürsünüz.
Son yıllarda bu üç kavramın en güçlü temsilcileri kadın girişimciler.
Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan bu hikâyeler, sadece “başarı öyküsü” değil; aynı zamanda kayıtlı ekonomiye katkı, istihdam artışı ve vergi geliri demek. Adana İmamoğlu’nda yaşayan Halime Büyükgüzel Saçıkaralı da bu isimlerden biri. Sözleşmeli memuriyetinin sona ermesiyle hayatın kenarına çekilmek yerine, ailesinin ürettiği Trabzon hurmasını değerlendirmeye karar veriyor. Hurmayı kurutarak katma değerli ürüne dönüştürüyor.
Başlangıçta küçük bir girişim olan bu fikir, bugün yaklaşık 30 kişiye istihdam sağlayan, ürünlerini Kanada’ya ihraç eden bir işletmeye dönüşmüş durumda. Bu tablo; sadece başarı değil, sağlam bir ekonomik modeldir. Üretim var, istihdam var, ihracat var ve elbette vergi var.
Bir diğer çarpıcı örnek Hatay Reyhanlı’dan. Deprem sonrası ürünlerini satamayan Zeynep Durak, çileklerini kurutarak değerlendirme yoluna gidiyor. Bugün geldiği noktada ise kurutulmuş meyve ve sebzeleriyle ihracat yapan bir girişimci. Yani krizden doğan bir fikir, katma değeri yüksek bir ekonomik faaliyete dönüşüyor.
Ekonominin sevdiği tam da budur. Tarım, gıda, doğal ürünler… Kadın girişimciler bu alanlarda sadece üretici değil, aynı zamanda marka yaratıcısı oluyor. Ürünler raflara çıkıyor, ihracata konu oluyor, kayıtlı ekonomi genişliyor. Bu da uzun vadede sürdürülebilir vergi geliri anlamına geliyor.
Şunu açıkça söylemek gerekir: Kadın girişimciler yalnızca kendi ayakları üzerinde durmuyor; bulundukları bölgeyi ayağa kaldırıyorlar. Bir işletme açılıyor, birkaç kişi işe giriyor, çark dönmeye başlıyor. Ekonomi dediğimiz şey de tam olarak bu değil mi zaten?
Son söz net: Ekonomi kadınların dokunduğu yerde güçleniyor.
Cesaretleriyle, üretimleriyle ve vazgeçmeyen duruşlarıyla ekonomiye değer katan tüm kadın girişimcileri yürekten kutluyorum.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Büşra Boz
Ekonominin Sessiz Gücü: Kadın Girişimciler
Ekonomi çoğu zaman rakamlarla anlatılır. Bilanço kalemleri, vergi oranları, büyüme yüzdeleri… Oysa sahaya indiğinizde, yani işin mutfağına baktığınızda, ekonominin asıl itici gücünün cesaret, emek ve kararlılık olduğunu görürsünüz.
Son yıllarda bu üç kavramın en güçlü temsilcileri kadın girişimciler.
Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan bu hikâyeler, sadece “başarı öyküsü” değil; aynı zamanda kayıtlı ekonomiye katkı, istihdam artışı ve vergi geliri demek. Adana İmamoğlu’nda yaşayan Halime Büyükgüzel Saçıkaralı da bu isimlerden biri. Sözleşmeli memuriyetinin sona ermesiyle hayatın kenarına çekilmek yerine, ailesinin ürettiği Trabzon hurmasını değerlendirmeye karar veriyor. Hurmayı kurutarak katma değerli ürüne dönüştürüyor.
Başlangıçta küçük bir girişim olan bu fikir, bugün yaklaşık 30 kişiye istihdam sağlayan, ürünlerini Kanada’ya ihraç eden bir işletmeye dönüşmüş durumda. Bu tablo; sadece başarı değil, sağlam bir ekonomik modeldir. Üretim var, istihdam var, ihracat var ve elbette vergi var.
Bir diğer çarpıcı örnek Hatay Reyhanlı’dan. Deprem sonrası ürünlerini satamayan Zeynep Durak, çileklerini kurutarak değerlendirme yoluna gidiyor. Bugün geldiği noktada ise kurutulmuş meyve ve sebzeleriyle ihracat yapan bir girişimci. Yani krizden doğan bir fikir, katma değeri yüksek bir ekonomik faaliyete dönüşüyor.
Ekonominin sevdiği tam da budur. Tarım, gıda, doğal ürünler… Kadın girişimciler bu alanlarda sadece üretici değil, aynı zamanda marka yaratıcısı oluyor. Ürünler raflara çıkıyor, ihracata konu oluyor, kayıtlı ekonomi genişliyor. Bu da uzun vadede sürdürülebilir vergi geliri anlamına geliyor.
Şunu açıkça söylemek gerekir: Kadın girişimciler yalnızca kendi ayakları üzerinde durmuyor; bulundukları bölgeyi ayağa kaldırıyorlar. Bir işletme açılıyor, birkaç kişi işe giriyor, çark dönmeye başlıyor. Ekonomi dediğimiz şey de tam olarak bu değil mi zaten?
Son söz net: Ekonomi kadınların dokunduğu yerde güçleniyor.
Cesaretleriyle, üretimleriyle ve vazgeçmeyen duruşlarıyla ekonomiye değer katan tüm kadın girişimcileri yürekten kutluyorum.