SON DAKİKA
Hava Durumu

Kendi Toprağına Düşen Füzeyi Alkışlayanlar

Yazının Giriş Tarihi: 28.02.2026 21:18
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 21:27

İran ile ABD arasındaki gerilim yeniden yükselirken sosyal medyada dikkat çekici bir manzarayla karşılaşıyoruz: İsrail ya da Amerika’nın İran’ı vurmasına sevinen bazı İranlılar… Dışarıdan gelen her darbeyi kurtuluş sanmak, yakın tarihin en pahalı yanılgılarından biridir. Çünkü bu coğrafyada dış müdahalenin bedelini en ağır ödeyenler hep o ülkelerin kendi halkları oldu.

Hatırlayalım… Muammer Kaddafi öldürüldüğünde Libya sokaklarında günlerce kutlama yapıldı. Kaddafi’nin konuşmaları oryantal müziklerle şarkıya dönüştürüldü(zenga zenga), insanlar o şarkılar eşliğinde meydanlarda dans etti. O gün mikrofon uzatılan pek çok Libyalı, ülkedeki kaosu “demokrasinin doğum sancısı” olarak yorumluyordu. “Birkaç seneye her şey çok güzel olacak” diyenlerin sesi oldukça yüksekti.

Ama yıllar geçti. Bugün Libya’ya baktığımızda ortada ne istikrarlı bir devlet yapısı var ne de beklenen refah. Ülke hâlâ parçalı bir siyasal yapı içinde, çift başlı yönetim tartışmaları sürüyor, güvenlik ve ekonomi kronik sorun olmaya devam ediyor. Daha da çarpıcısı, yıllar sonra o gün meydanlarda dans eden bazı insanlara yeniden mikrofon uzatıldığında, “Amerika’nın oyununa gelmişiz, yanlış yapmışız, keşke Kaddafi yaşasaydı” dediklerini duyuyoruz. Tarih bazen çok acı şekilde ders veriyor.

Benzer tabloyu Irak’ta gördük, Suriye’de gördük. Dış müdahaleler hep büyük vaatlerle geldi; demokrasi, özgürlük, refah… Fakat sonuç çoğu zaman parçalanmış kurumlar, zayıflamış devlet otoritesi ve uzun yıllara yayılan istikrarsızlık oldu. Çünkü demokrasi paket servis bir ürün değildir, dışarıdan füze eşliğinde getirilemez.

Üstelik demokrasi dediğimiz şey tek tip bir kalıp da değildir. Her toplumun tarihi, kültürü, toplumsal dokusu farklıdır. Amerika’ya uyan bir modelin İran’a, Libya’ya ya da bölgedeki başka ülkelere birebir uyması zaten beklenemez. Rejim değişikliği olacaksa, demokratik dönüşüm yaşanacaksa bunun meşru ve kalıcı yolu, toplumların kendi iç dinamiklerinden geçer. Yani toplumların kendi kodlarına göre oluşturulur.

Bu yüzden bugün herhangi bir ülkenin dış müdahaleyle zayıflatılmasına sevinmek, kısa vadeli bir öfkenin ürünü olabilir ama uzun vadede ağır bedeller doğurur. Yakın tarih bize şunu net biçimde öğretti: Dışarıdan gelen kurtarıcı anlatıları çoğu zaman yeni krizlerin habercisidir. Bugün alkış tutanlar, yarın o alkışın yankısını kendi ülkelerinin istikrarsızlığında duyabilir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.