Yılmaz: Yapay zekada atılan her adım küresel rekabeti ileriye taşımalı
Yılmaz: Yapay zekada atılan her adım küresel rekabeti ileriye taşımalı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütün alanlarda yerli ve milli kapasiteyi geliştirmenin son derece kritik bir politika olduğunu, şimdi de yapay zeka bağlamında aynı politikanın devam ettirildiğini söyledi. Yılmaz, “Yapay zeka alanında attığımız her adımın ülkemizin bilimsel kapasitesini derinleştiren, ekonomik gücünü pekiştiren ve küresel rekabeti ileriye taşıyan bir değer üretmesini hedefliyoruz” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 20.04.2026 18:15
Haber Güncellenme Tarihi: 20.04.2026 18:17
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.turkiyemecra.com/
Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle ‘Uluslararası Yapay Zeka Zirvesi’ düzenlendi. Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’ndaki zirveye TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak katıldı.
‘TEKNOLOJİNİZİ ÜRETMEDEN VARLIĞINIZI DA GÜÇLÜ ŞEKİLDE ORTAYA KOYMAK MÜMKÜN DEĞİL’
Zirveye video konferans yöntemiyle bağlanan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, günümüzde ana meselenin teknolojiyi geliştirmek, yönetmek ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştüren bir kapasiteyi inşa edebilmek olduğunu söyledi. Yapay zekanın bugün veriden değere uzanan sürecin merkezinde yer aldığını ifade eden Yılmaz, “Bilimsel üretim ile ekonomik çıktı arasındaki mesafeyi her zamankinden daha fazla kısaltmış durumda. Bu alan üniversitelerden girişimcilere, kamudan özel sektöre kadar geniş bir yelpazede çok katmanlı bir iş birliğini zorunlu kılmaktadır. Zirve programı kapsamında Türkiye'nin yapay zeka ekosistem yönetimine dair çizilecek yol haritası ülkemizin bu yarışta oyun kurucu bir rol üstlenmesine katkıda bulunacaktır. Aynı şekilde, ‘Dijital Hümanizm’ kavramı etrafında şekillenecek sosyal ve beşeri ilimler tartışmaları, teknolojiyi insan odaklı bir perspektifle yönetme irademize güç verecektir. Tarımdan sağlığa, finanstan eğitime kadar kritik sektörlerde yapay zeka entegrasyonuyla başlayacak hassas yönetim devri ise bu akademik birikimin reel ekonomimize doğrudan tahvil edilmesine yol açacaktır. Bu başlıkların işaret ettiği yönelim, yapay zekanın küresel ekonomik rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koymaktadır. Artık mesele teknolojiyi takip etmekten öte; onu geliştiren, yöneten ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştüren bir kapasiteyi inşa edebilmektir. Teknolojiyi sadece kullanan, teknolojik gelişmeleri sadece dışarıdan takip eden bir ülkenin tam anlamıyla bağımsız olması mümkün değildir. Kendi bilginizi, teknolojinizi üretmeden, yerli milli kapasitelerinizi geliştirmeden dünyadaki varlığınızı da güçlü bir şekilde ortaya koymak maalesef mümkün değil” dedi.
‘BÜTÜN BOYUTLARIYLA BU TEKNOLOJİYİ TARTIŞMAMIZ GEREKİYOR’
Yapay zeka teknolojisinin sosyal adalet, demokrasi, hak ve özgürlükler ile etik ile hukuk açısından da ele alınması gerektiğini kaydeden Yılmaz, “Türkiye, hükümetlerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep bu anlayışta olmuştur. Savunma sanayiinden enerjiye bütün alanlarda milli yerli kapasitelerimizi geliştirmek bizler için son derece kritik bir politika olmuştur. Şimdi de yapay zeka bağlamında aynı politikanın devam ettirildiğinin altını özellikle çizmek isterim. Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil, bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir. Sosyal adalet boyutuyla, demokrasi hak ve özgürlükler boyutuyla, etik ve hukuk çerçevesinde bütün boyutlarıyla bu teknolojiyi tartışmamız gerekiyor. Bu çerçevede yapay zeka alanında attığımız her adımın ülkemizin bilimsel kapasitesini derinleştiren, ekonomik gücünü pekiştiren ve küresel rekabeti ileriye taşıyan bir değer üretmesini hedefliyoruz. Bu anlayışla, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi öncülüğünde hayata geçirilen bu zirvenin ortaya koyacağı fikirler, kuracağı iş birlikleri ve geliştireceği projelerle ülkemizin yapay zeka yolculuğunda önemli katkılar sunacağına inanıyorum” diye konuştu.
‘İŞİN EKONOMİK VE SOSYAL ETKİSİNİ DE ÖNGÖRMEMİZ GEREKİYOR’
TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ise yapay zeka konusunun son 3-4 yıldır popüler bilimin ilk sırada müzakere edip tartıştığı alanlardan birisi olduğunu belirterek, yapay zekanın kimsenin öngörmediği hızla yaygınlaştığına işaret etti. Dönmez, “Aslında her teknolojik yenilik bir heyecan da doğuruyor bunu kabul etmeniz lazım. Bunda 100-120 yıl öncesine gittiğimizde elektrik keşfi, biraz daha öncesine gittiğimizde motorun keşfi insanoğlunu ne kadar heyecanlandırmışsa, hiç şüphesiz bu alandaki gelişmeler de insanoğlunu heyecanlandırıyor. O gün o mekanik araçları yaparken insanoğlu taş gücüyle yaptığı birçok işi makinalara yaptırmaya başladı. Artık gelinen noktada beynimizi de ikame edecek, düşünme yeteneklerimizi, bilişsel yeteneklerimizi taklit edecek bir teknolojiyle de karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. ‘Yapay zeka yapay zeka destekli robotik teknolojiler, insanların yaptığı için ne kadarını yapabilecek?’ diye yaptığım araştırmada şunu gördüm, yüzde 50 ila 60 arasındaki işin bu teknoloji sayesinde yapabileceği öngörüsü var. Peki bu 100 yılın sonunda insanoğlunun yaptığı işlerin ne kadarını bu teknolojiler yapacak? Orada da tahminler yüzde 80 ila 85 mertebesinde. Demek ki önümüzdeki yüzyılda çok istisnai işler hariç insanoğlunun yaptığı işlerin büyük bir kısmını robotlar ve bu teknoloji yapacak. Peki insanoğlu ne yapacak? Oturacak mıyız? Demek ki işin ekonomik ve sosyal birçok etkisini de bugünden öngörmemiz gerekiyor” dedi.
‘KÜRESEL PİYASALARDA SÖZ SAHİBİ OLACAĞIMIZ DÜŞÜNCESİNDEYİM’
Yapay zeka yaklaşımlarının küresel açıdan 3 farklı modele ayrıldığını belirten Fatih Dönmez, Türkiye’nin her yaklaşımın artı ve eksilerini ele alarak Türkiye üzerine bir model geliştirmek istediğini söyledi. Türkiye’nin milli teknoloji hamlesindeki tecrübesini yapay zeka teknolojisine aktarmasının önemli olduğunu kaydeden Dönmez, “Biz, esnek ama inovasyona engel olmayacak bir yapay zeka düzenlemesinin ülkemizin şu andaki ihtiyaçları için yeterli olacağı kanaatindeyiz. Günün şartlarına göre ilerleyen dönemlerde tabii ki bazı değişiklikler olabilir. Burada ilk derecedeki yapay düzenlemeleri temel prensipler ve etik kurallar çerçevesinde ilerlemeyi, daha çok ikincil düzenlemelerle bir yön vermenin doğru olacağı kanaatindeyiz. Türkiye özellikle son 15-20 yılda milli teknoloji hamlesiyle de baktığımızda daha önce hayal edilemeyen, ‘yapılamaz’ denen birçok ürün ve hizmeti kazandırdı. Kendi ihtiyaçlarını karşılar hale geldi hatta yurt dışına da ihraç ediyoruz, rekabet edebiliyoruz. Burada kazanmış olduğumuz tecrübe ve bilgiyi yapay zekada teknolojisinde de kullanabilirsek öncelikle bölgesinde sonra da küresel piyasalarda söz sahibi olabileceğimiz düşüncesindeyim” diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yılmaz: Yapay zekada atılan her adım küresel rekabeti ileriye taşımalı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütün alanlarda yerli ve milli kapasiteyi geliştirmenin son derece kritik bir politika olduğunu, şimdi de yapay zeka bağlamında aynı politikanın devam ettirildiğini söyledi. Yılmaz, “Yapay zeka alanında attığımız her adımın ülkemizin bilimsel kapasitesini derinleştiren, ekonomik gücünü pekiştiren ve küresel rekabeti ileriye taşıyan bir değer üretmesini hedefliyoruz” dedi.
Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle ‘Uluslararası Yapay Zeka Zirvesi’ düzenlendi. Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’ndaki zirveye TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak katıldı.
‘TEKNOLOJİNİZİ ÜRETMEDEN VARLIĞINIZI DA GÜÇLÜ ŞEKİLDE ORTAYA KOYMAK MÜMKÜN DEĞİL’
Zirveye video konferans yöntemiyle bağlanan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, günümüzde ana meselenin teknolojiyi geliştirmek, yönetmek ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştüren bir kapasiteyi inşa edebilmek olduğunu söyledi. Yapay zekanın bugün veriden değere uzanan sürecin merkezinde yer aldığını ifade eden Yılmaz, “Bilimsel üretim ile ekonomik çıktı arasındaki mesafeyi her zamankinden daha fazla kısaltmış durumda. Bu alan üniversitelerden girişimcilere, kamudan özel sektöre kadar geniş bir yelpazede çok katmanlı bir iş birliğini zorunlu kılmaktadır. Zirve programı kapsamında Türkiye'nin yapay zeka ekosistem yönetimine dair çizilecek yol haritası ülkemizin bu yarışta oyun kurucu bir rol üstlenmesine katkıda bulunacaktır. Aynı şekilde, ‘Dijital Hümanizm’ kavramı etrafında şekillenecek sosyal ve beşeri ilimler tartışmaları, teknolojiyi insan odaklı bir perspektifle yönetme irademize güç verecektir. Tarımdan sağlığa, finanstan eğitime kadar kritik sektörlerde yapay zeka entegrasyonuyla başlayacak hassas yönetim devri ise bu akademik birikimin reel ekonomimize doğrudan tahvil edilmesine yol açacaktır. Bu başlıkların işaret ettiği yönelim, yapay zekanın küresel ekonomik rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koymaktadır. Artık mesele teknolojiyi takip etmekten öte; onu geliştiren, yöneten ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştüren bir kapasiteyi inşa edebilmektir. Teknolojiyi sadece kullanan, teknolojik gelişmeleri sadece dışarıdan takip eden bir ülkenin tam anlamıyla bağımsız olması mümkün değildir. Kendi bilginizi, teknolojinizi üretmeden, yerli milli kapasitelerinizi geliştirmeden dünyadaki varlığınızı da güçlü bir şekilde ortaya koymak maalesef mümkün değil” dedi.
‘BÜTÜN BOYUTLARIYLA BU TEKNOLOJİYİ TARTIŞMAMIZ GEREKİYOR’
Yapay zeka teknolojisinin sosyal adalet, demokrasi, hak ve özgürlükler ile etik ile hukuk açısından da ele alınması gerektiğini kaydeden Yılmaz, “Türkiye, hükümetlerimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep bu anlayışta olmuştur. Savunma sanayiinden enerjiye bütün alanlarda milli yerli kapasitelerimizi geliştirmek bizler için son derece kritik bir politika olmuştur. Şimdi de yapay zeka bağlamında aynı politikanın devam ettirildiğinin altını özellikle çizmek isterim. Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil, bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir. Sosyal adalet boyutuyla, demokrasi hak ve özgürlükler boyutuyla, etik ve hukuk çerçevesinde bütün boyutlarıyla bu teknolojiyi tartışmamız gerekiyor. Bu çerçevede yapay zeka alanında attığımız her adımın ülkemizin bilimsel kapasitesini derinleştiren, ekonomik gücünü pekiştiren ve küresel rekabeti ileriye taşıyan bir değer üretmesini hedefliyoruz. Bu anlayışla, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi öncülüğünde hayata geçirilen bu zirvenin ortaya koyacağı fikirler, kuracağı iş birlikleri ve geliştireceği projelerle ülkemizin yapay zeka yolculuğunda önemli katkılar sunacağına inanıyorum” diye konuştu.
‘İŞİN EKONOMİK VE SOSYAL ETKİSİNİ DE ÖNGÖRMEMİZ GEREKİYOR’
TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ise yapay zeka konusunun son 3-4 yıldır popüler bilimin ilk sırada müzakere edip tartıştığı alanlardan birisi olduğunu belirterek, yapay zekanın kimsenin öngörmediği hızla yaygınlaştığına işaret etti. Dönmez, “Aslında her teknolojik yenilik bir heyecan da doğuruyor bunu kabul etmeniz lazım. Bunda 100-120 yıl öncesine gittiğimizde elektrik keşfi, biraz daha öncesine gittiğimizde motorun keşfi insanoğlunu ne kadar heyecanlandırmışsa, hiç şüphesiz bu alandaki gelişmeler de insanoğlunu heyecanlandırıyor. O gün o mekanik araçları yaparken insanoğlu taş gücüyle yaptığı birçok işi makinalara yaptırmaya başladı. Artık gelinen noktada beynimizi de ikame edecek, düşünme yeteneklerimizi, bilişsel yeteneklerimizi taklit edecek bir teknolojiyle de karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. ‘Yapay zeka yapay zeka destekli robotik teknolojiler, insanların yaptığı için ne kadarını yapabilecek?’ diye yaptığım araştırmada şunu gördüm, yüzde 50 ila 60 arasındaki işin bu teknoloji sayesinde yapabileceği öngörüsü var. Peki bu 100 yılın sonunda insanoğlunun yaptığı işlerin ne kadarını bu teknolojiler yapacak? Orada da tahminler yüzde 80 ila 85 mertebesinde. Demek ki önümüzdeki yüzyılda çok istisnai işler hariç insanoğlunun yaptığı işlerin büyük bir kısmını robotlar ve bu teknoloji yapacak. Peki insanoğlu ne yapacak? Oturacak mıyız? Demek ki işin ekonomik ve sosyal birçok etkisini de bugünden öngörmemiz gerekiyor” dedi.
‘KÜRESEL PİYASALARDA SÖZ SAHİBİ OLACAĞIMIZ DÜŞÜNCESİNDEYİM’
Yapay zeka yaklaşımlarının küresel açıdan 3 farklı modele ayrıldığını belirten Fatih Dönmez, Türkiye’nin her yaklaşımın artı ve eksilerini ele alarak Türkiye üzerine bir model geliştirmek istediğini söyledi. Türkiye’nin milli teknoloji hamlesindeki tecrübesini yapay zeka teknolojisine aktarmasının önemli olduğunu kaydeden Dönmez, “Biz, esnek ama inovasyona engel olmayacak bir yapay zeka düzenlemesinin ülkemizin şu andaki ihtiyaçları için yeterli olacağı kanaatindeyiz. Günün şartlarına göre ilerleyen dönemlerde tabii ki bazı değişiklikler olabilir. Burada ilk derecedeki yapay düzenlemeleri temel prensipler ve etik kurallar çerçevesinde ilerlemeyi, daha çok ikincil düzenlemelerle bir yön vermenin doğru olacağı kanaatindeyiz. Türkiye özellikle son 15-20 yılda milli teknoloji hamlesiyle de baktığımızda daha önce hayal edilemeyen, ‘yapılamaz’ denen birçok ürün ve hizmeti kazandırdı. Kendi ihtiyaçlarını karşılar hale geldi hatta yurt dışına da ihraç ediyoruz, rekabet edebiliyoruz. Burada kazanmış olduğumuz tecrübe ve bilgiyi yapay zekada teknolojisinde de kullanabilirsek öncelikle bölgesinde sonra da küresel piyasalarda söz sahibi olabileceğimiz düşüncesindeyim” diye konuştu.
En Çok Okunan Haberler