Kavuncu: Terör örgütü elebaşının onayına sunulacak kanun teklifi yok hükmündedir
Kavuncu: Terör örgütü elebaşının onayına sunulacak kanun teklifi yok hükmündedir
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamında hazırlanması planlanan yasa tasarısına değinerek “AK Parti kanadı ölüm sessizliğine yatmış durumda. Böyle bir konu yokmuş gibi hareket ediliyor. Hem AK Parti’nin yetkilileri hem de Cumhurbaşkanı sessizliğini muhafaza ediyor” dedi. Tasarının terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a götürüleceği yönündeki iddiaları “Rezalet” diyerek yorumlayan Kavuncu, “Bir terör örgütü elebaşının onayına, icazetine ya da görüşüne sunulacak hiçbir kanun teklifinin meşruiyeti yoktur. Dolayısıyla bizim nezdimizde yok hükmündedir” ifadelerini kullandı.
Haber Giriş Tarihi: 09.06.2026 01:03
Haber Güncellenme Tarihi: 09.06.2026 01:06
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.turkiyemecra.com/
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantı bitiminde partisinin genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.
Silivri'deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Ali Sukas’ı geçtiğimiz hafta sonu ziyaret ettiğini hatırlatan Kavuncu, “Üç arkadaşımız da bambaşka siyasi görüşlerden. Baktığınız zaman üçünün de geldiği siyasi geçmişler birbirinden çok çok farklı. Ancak üçü de bu vicdansız düzenin mağdurları” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tüm bunlar yaşanırken eski dosyaları gündeme getirdiğini kaydeden Kavuncu, “Kamu vicdanını yaralayan olayların gündeme getirilip bunların çözüme kavuşması elbette olumludur ama bugün gerçekleşen hukuksuzluklara ilgili de adım atılabilir. Eğer bir PR çabası içindeyseniz, bu çok daha güçlü bir PR olacaktır. Samimiyetinizi göstermek istiyorsanız hem Tayfun Kahraman’la hem de Can Atalay'a ilgili Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulayın” ifadelerini kullandı.
“Hukuk yoksa huzur da yoktur” diyen Kavuncu, “Hukukun bittiği yerde şiddet vardır. Kaba kuvvet vardır, kan ve gözyaşı vardır. Devletin hukuku kaybolduysa herkes kendi hukukunu yaratma çabası içine girer ve bu bir kaos yaratır. Bütün bu kaos da gün gelir iktidarı vurur.” değerlendirmesinde bulundu.
Vize alımındaki iddialar
Vize alımıyla ilgili gündeme gelen iddialara değinen Kavuncu, “Vize randevu süreçleriyle ilgili büyük bir pazar yaratıldığı ve bu pazarda çok büyük vurgunlar yapıldığı iddia ediliyor -ki 2019 yılında bir yönetmelik değişikliği yapıldı ve vize başvuru hizmetlerini yürütecek kuruluşların belirlenmesi konusunda Dışişleri Bakanlığı'na önemli yetkiler tanındı. Vatandaşlarımız vize konusunda mağduriyetler yaşarken birilerinin de servet elde ettiğine anlamış olduk” şeklinde konuştu.
Ortaya atılan iddiaların bazı soru işaretleri yarattığına vurgu yapan Kavuncu, “Vize alımına kimler aracılık ediyor? Bu aracılar nasıl belirleniyor? Bu aracılar vize başvurularının değerlendirilmesi aşamasında haksız kazanç elde etmişler midir? Bütün bunlarla beraber şu iddiaların da netleşmesi lazım. Vize randevu sistemlerindeki sıkıntılar, bot yazılımlar aracılığıyla oluşturuluyor. Şirketler burada randevuları alıyor ve daha yüksek maliyetle vatandaşa satılıyor. Rezaleti düşünebiliyor musunuz?” dedi.
Veri güvenliği konusunun da olayın bir başka boyutu olduğuna işaret eden Kavuncu, “Veri güvenliğinden bahsedeceğim ama kime bahsedeceğim? Bahsedeceğim irade, 15 yaşındaki çocuklara veri çaldırıp sosyal medyaya kimlikle girilmesine isteyen bir irade. Bunlara ne anlatılabilir? Ne söylenilebilir? Vize başvuruları sırasında o kadar detaylı bilgi veriyoruz ki.
Milyonlarca vatandaşımız vize için bu bilgileri buralara verdi. Dolayısıyla hem zamanı hem parası hem verileri giden ve daha da kötüsü o büyükelçilikler önünde haftalarca bekleyip vize alamayan milyonlarca vatandaşımız var” ifadelerini kullandı.
Kavuncu, “Reddedilen başvuruların Türk vatandaşlarına toplam maliyetinin 27 milyara ulaştığı iddia ediliyor. Şimdi bütün bunların üzerine Ticaret Bakanlığı bir soruşturma başlatmış. Bugüne kadar neredeydiniz. Denetim yapmak hiç mi aklınıza gelmedi? Bu kadar insanımız o büyükelçilikler önünde mağdur olurken; aracı kurumlar milyarlarca lirayı adeta talan ederken Ticaret Bakanlığı demek ki hiçbir şey sormamış. Adete bir boş vermişlik söz konusu. Bu soruşturmanın genişletilmesi gerekiyor. Siyasi ayakları var mı, yok mu? Bir tekel girişimi söz konusu mu, değil mi? Kaç firma bu kapsamda, süreçler nasıl ilerletiyor? Bu sorulara cevap aranmadan önce, ilk yapılan ise haberlere erişim engeli getirilmesi oldu. Şaşırdık mı, şaşırmadık” dedi.
Vize alımındaki tekel tehlikesine işaret eden Kavuncu, “Peki bunun paydaşları kimler? Birilerinin önü açıldıysa bunu bilmek hem bizlerin hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının en doğal hakkı. Vatandaşları bu şekilde mağdur etmek, dolandırıcılık ve vurgunculuktur. IYİ Parti olarak bu konunun takipçisi olacağız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hem soru önergesi hem de araştırma önergesi vererek bu konuyu gündemde tutacağız” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı’ndan Kazakistan ziyareti
Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı’nın, Türk Devletler Teşkilatı'na üye olan Kazakistan’a yaptığı ziyarete değinen Kavuncu, “İkili görüşmenin dışında kendisini devlet nişanı takdim edildi. Bu durum Türk Devletler Teşkilatı’nın fonksiyonunu yıpratan bir gelişmedir. Anlaşılan odur ki; Türk Dünyası’ndan sorumlu genel başkan yardımcılığı olan bir siyasi partinin iktidarda olduğu bu dönemde, Türk Devletler Teşkilatı’na yine bu siyasi partiden daha önce Başbakanlık yapmış birisinin aksakallı olarak atıldığı bu dönemde, İsmail Gaspıralı’nın ‘dilde, fikirde, işte birlik ‘şiarını idrak edememiş bir zihniyetle karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.
“Yabancı yatırımcılara yakaran bir anlayış var”
İran ve İsrail arasındaki gerginliğin “Türkiye yeni Dubai olacak” şeklindeki yorumları da beraberinde getirdiğini söyleyen Kavuncu, “Eskiden hatırlarsınız; ‘Türkiye, İran mı olacak?’, ‘Türkiye Suriye mi olacak?’, ‘Türkiye Avrupalı mı olacak?’ Şimdi yeni trend Dubai. Kendimiz olabilsek neler olabilecek ama birileri hep bu millete istikamet çizmeye çalışıyor. Bu sebeple piyasada da iyimser bir hava estirilmeye gayret ediliyor” dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçtiğimiz günlerde yabancı yatırımcılara seslenerek “Kişisel servetinizi Türkiye'ye getirirseniz ve Türkiye'de yerleşik olursanız yüzde 100 vergi muafiyetiniz olacak” dediğini söyleyen Kavuncu, “Neredeyse vergisiz bir ortamdan bahsediyoruz. Burada ne görülüyor biliyor musunuz? Sokaklarda bir şeyler satmak için yanınıza yanaşan ısrarcı satıcılar, kolunuzdan çekip sizi dükkâna sokmaya çalışırlar ya; aslında yapılan ve Türkiye'nin içine düşürüldüğü durumda tam olarak budur. Sözde Almanya ve Batı bizi kıskanıyor, uçuyoruz. Her açıdan her şey harika. Özde olan ise ‘Ne olur bize gelin’ Aslında olan bu” ifadesini kullandı.
Bakan Şimşek’in “Kişi başına düşen gelir yaklaşık 50 bin dolarlık bir alım gücünü getiriyor” dediğine de işaret eden Kavuncu, “Allah aşkına Sayın Şimşek, 50 bin doları bir arada gören Türkiye'de kaç kişi vardır? Vergilendirmek için kendi vatandaşını her alanda cezalandırırken, yabancı yatırımcılara bu ilgi ve alakanın teşbihte hata olmaz kapitülasyonlardan ne farkı olabilir?” diye ekledi.
Şimşek’in geçmiş dönemde “Başardık” şeklinde bir tweet paylaştığını hatırlatan Kavuncu, “Evet sayın bakan başardınız. Sizin olduğunuz dönemde Türkiye'nin enflasyonu toplamda yüzde 55’lere ulaştı. AK Parti olarak milleti yoksullaştırdınız. Hayat pahalılığını da bu milletin üstüne yıktınız. Enflasyonu engellemede hiçbir şekilde başarılı olamadınız. Çünkü olamazsınız. Kamuda tasarruf getirecek hiçbir adım atmadınız. Kamuda tasarruf olmazsa enflasyonda disiplin sağlayamazsınız” dedi.
Terörsüz Türkiye: Bütün yapılanlar milletin sinir uçlarına dokunuyor
Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen sürece değinen Kavuncu, “İmralı'da bulunan terörist başına verilen sözde muhataplığın dozu millete rahatsızlıktan çok öfke uyandırmaya başladı. Düşünün ki bir terör hükümlüsü, gazetecilerle görüşmek istediğini beyan ediyor ve bunu da ısrarla tekrarlıyor. Bütün bu olan bitene baktığınız zaman amaç; çözüm ya da barış falan değil aslında. Amaç ‘benim sözüm duyulsun’ Bir kanaat önderi yapılmaya çalışıldığını biz biliyoruz. Bütün bu yapılanlar milletin sinir uçlarına dokunuyor. ‘Bunlar yapılırken’ derken kastımız ise şu: Mutlak mutlak kararları alınırken, adaylar tutuklanırken, belediye başkanları tutuklanarak yargılanırken, mevcut iktidar kendi rakiplerini oluşturacak bir dizayn çabası içerisindeyken böyle bir girişim de bu milletin sinir uçlarına dokunmaktadır” ifadesini kullandı.
Derin devlet söylemi
Derin devlet tartışmalarına dair Kavuncu, “İktidar bu gidişatın sonunda derin milletin tepkisiyle karşılaşacak. Derin millet sandıkta ne kadar derin olduğunu gösterecek. O arkasına sığındığınız devlet aklı lafının da sözde derin devletin de ne kadar boş ve yapay olduğunu göreceksiniz. Bu milleti korkutamazsınız, sindiremez. Bu millete bir terör hükümlüsünü kanaat önderi diye yutturamazsınız. Milletimiz alim değilse de ariftir, ne olduğunu bilir ve görür. AK Parti iktidarına İYİ Parti olarak çağrı yapıyoruz. Milletimizin sinir uçlarına dokunmayın, sonuçlarından zararlı çıkarsınız” şeklinde konuştu.
“Hem AK Partili yetkililer hem de Cumhurbaşkanı sessiz kalıyor”
Kavuncu, basın toplantısının sonunda gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.
DEM Parti’nin süreç kapsamda gündeme getirdiği yasalar karşısında iktidarın sessizliğini koruduğu hatırlatılan Kavuncu, “AK Parti kanadı bu konuyla ilgili adeta ölüm sessizliğine yatmış durumda. Böyle bir konu yokmuş gibi hareket ediliyor. Bu konuda ne bir görüş ne bir yorum ne bir beyanda bulunmadılar. Hem AK Parti’nin yetkilileri hem de Cumhurbaşkanı birçok konuda sessizliğini muhafaza ediyor” dedi.
“Bizim için yok hükmünde”
Süreçle ilgili hazırlanması planlanan yasa tasarısını terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a götürüleceği yönündeki açıklamalara işaret eden Kavuncu, “Arkadaşlar bu bir rezalettir. Türkiye Cumhuriyeti’nde, millet idaresinin tecelli ettiği bir kuruma bir kanun teklifi gelmeden önce İmralı’da terör örgütü elebaşının icazetinden geçiyorsa bu utanılacak bir durumdur. Biz iktidar adına utandık. Böyle bir girişimin bu şekilde gündeme getirilmesi kabul edilebilir değildir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülecek kanun tekliflerinin hangi silsilesiyle, nereden, nasıl geleceği ve kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne nasıl indirileceği, kimlerin görüşünden, kimlerin hangi uzmanların katkısıyla olacağı çok açık ve nettir. Bir terör örgütü elebaşının onayına, icazetine ya da görüşüne sunulacak hiçbir kanun teklifinin meşruiyeti yoktur. Dolayısıyla bizim nezdimizde yok hükmündedir” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un açıklamaları
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Silahların bırakılıp bırakılmadığı netlik kazanmadı” şeklinde açıklamalar yaptığına işaret eden Kavuncu, “Hani terör örgütü silah bırakmıştı. Hani seremoniler düzenlenmişti. Eğer o doğruysa, bu yalan; bu doğruysa, o yalan. Ama bir şey net ki gerçeklerle hakikatle örtüşmüyor. Bu manada da gelecek çerçeve yasanın bizim nezdimizde bir hükmü yoktur” diye ekledi.
AK Parti’den yeni anayasa açıklaması
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın, yeni anayasasının referandumla hayat bulacağı şeklindeki açıklaması da sorulan Kavuncu, “Demek ki bizim bilmediğimiz, kapalı kapılar arasında yapılmış birtakım çalışmalar var. Çünkü götüre bilmeniz için hangi konuda, hangi başlıkların konuşulacağını söylemeniz gerekir. İkinci olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde belli bir oranı yakalamanız gerekir. Şimdi bu millet iradesine milletvekillerine saygısızlıktır. Nasıl bir anayasa değişikliği? Hangi konuları ve hangi maddeleri kapsıyor? Bir de siz nereden biliyorsunuz ki, TBMM’de bu anayasa değişikliğini referanduma götürecek sayıyı yakalayıp yakalayacağımızı? ‘Biz bunu dizayn ediyoruz’ diyorsanız o zaman konu mutlak butlan ile ilgili alınan kararlara kadar gider. Dolayısıyla bu açıklama bana göre millet iradesine karşı yapılmış talihsiz ve saygısız bir açıklama” yanıtını verdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kavuncu: Terör örgütü elebaşının onayına sunulacak kanun teklifi yok hükmündedir
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamında hazırlanması planlanan yasa tasarısına değinerek “AK Parti kanadı ölüm sessizliğine yatmış durumda. Böyle bir konu yokmuş gibi hareket ediliyor. Hem AK Parti’nin yetkilileri hem de Cumhurbaşkanı sessizliğini muhafaza ediyor” dedi. Tasarının terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a götürüleceği yönündeki iddiaları “Rezalet” diyerek yorumlayan Kavuncu, “Bir terör örgütü elebaşının onayına, icazetine ya da görüşüne sunulacak hiçbir kanun teklifinin meşruiyeti yoktur. Dolayısıyla bizim nezdimizde yok hükmündedir” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantı bitiminde partisinin genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.
Silivri'deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Ali Sukas’ı geçtiğimiz hafta sonu ziyaret ettiğini hatırlatan Kavuncu, “Üç arkadaşımız da bambaşka siyasi görüşlerden. Baktığınız zaman üçünün de geldiği siyasi geçmişler birbirinden çok çok farklı. Ancak üçü de bu vicdansız düzenin mağdurları” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tüm bunlar yaşanırken eski dosyaları gündeme getirdiğini kaydeden Kavuncu, “Kamu vicdanını yaralayan olayların gündeme getirilip bunların çözüme kavuşması elbette olumludur ama bugün gerçekleşen hukuksuzluklara ilgili de adım atılabilir. Eğer bir PR çabası içindeyseniz, bu çok daha güçlü bir PR olacaktır. Samimiyetinizi göstermek istiyorsanız hem Tayfun Kahraman’la hem de Can Atalay'a ilgili Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulayın” ifadelerini kullandı.
“Hukuk yoksa huzur da yoktur” diyen Kavuncu, “Hukukun bittiği yerde şiddet vardır. Kaba kuvvet vardır, kan ve gözyaşı vardır. Devletin hukuku kaybolduysa herkes kendi hukukunu yaratma çabası içine girer ve bu bir kaos yaratır. Bütün bu kaos da gün gelir iktidarı vurur.” değerlendirmesinde bulundu.
Vize alımındaki iddialar
Vize alımıyla ilgili gündeme gelen iddialara değinen Kavuncu, “Vize randevu süreçleriyle ilgili büyük bir pazar yaratıldığı ve bu pazarda çok büyük vurgunlar yapıldığı iddia ediliyor -ki 2019 yılında bir yönetmelik değişikliği yapıldı ve vize başvuru hizmetlerini yürütecek kuruluşların belirlenmesi konusunda Dışişleri Bakanlığı'na önemli yetkiler tanındı. Vatandaşlarımız vize konusunda mağduriyetler yaşarken birilerinin de servet elde ettiğine anlamış olduk” şeklinde konuştu.
Ortaya atılan iddiaların bazı soru işaretleri yarattığına vurgu yapan Kavuncu, “Vize alımına kimler aracılık ediyor? Bu aracılar nasıl belirleniyor? Bu aracılar vize başvurularının değerlendirilmesi aşamasında haksız kazanç elde etmişler midir? Bütün bunlarla beraber şu iddiaların da netleşmesi lazım. Vize randevu sistemlerindeki sıkıntılar, bot yazılımlar aracılığıyla oluşturuluyor. Şirketler burada randevuları alıyor ve daha yüksek maliyetle vatandaşa satılıyor. Rezaleti düşünebiliyor musunuz?” dedi.
Veri güvenliği konusunun da olayın bir başka boyutu olduğuna işaret eden Kavuncu, “Veri güvenliğinden bahsedeceğim ama kime bahsedeceğim? Bahsedeceğim irade, 15 yaşındaki çocuklara veri çaldırıp sosyal medyaya kimlikle girilmesine isteyen bir irade. Bunlara ne anlatılabilir? Ne söylenilebilir? Vize başvuruları sırasında o kadar detaylı bilgi veriyoruz ki.
Milyonlarca vatandaşımız vize için bu bilgileri buralara verdi. Dolayısıyla hem zamanı hem parası hem verileri giden ve daha da kötüsü o büyükelçilikler önünde haftalarca bekleyip vize alamayan milyonlarca vatandaşımız var” ifadelerini kullandı.
Kavuncu, “Reddedilen başvuruların Türk vatandaşlarına toplam maliyetinin 27 milyara ulaştığı iddia ediliyor. Şimdi bütün bunların üzerine Ticaret Bakanlığı bir soruşturma başlatmış. Bugüne kadar neredeydiniz. Denetim yapmak hiç mi aklınıza gelmedi? Bu kadar insanımız o büyükelçilikler önünde mağdur olurken; aracı kurumlar milyarlarca lirayı adeta talan ederken Ticaret Bakanlığı demek ki hiçbir şey sormamış. Adete bir boş vermişlik söz konusu. Bu soruşturmanın genişletilmesi gerekiyor. Siyasi ayakları var mı, yok mu? Bir tekel girişimi söz konusu mu, değil mi? Kaç firma bu kapsamda, süreçler nasıl ilerletiyor? Bu sorulara cevap aranmadan önce, ilk yapılan ise haberlere erişim engeli getirilmesi oldu. Şaşırdık mı, şaşırmadık” dedi.
Vize alımındaki tekel tehlikesine işaret eden Kavuncu, “Peki bunun paydaşları kimler? Birilerinin önü açıldıysa bunu bilmek hem bizlerin hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının en doğal hakkı. Vatandaşları bu şekilde mağdur etmek, dolandırıcılık ve vurgunculuktur. IYİ Parti olarak bu konunun takipçisi olacağız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hem soru önergesi hem de araştırma önergesi vererek bu konuyu gündemde tutacağız” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı’ndan Kazakistan ziyareti
Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı’nın, Türk Devletler Teşkilatı'na üye olan Kazakistan’a yaptığı ziyarete değinen Kavuncu, “İkili görüşmenin dışında kendisini devlet nişanı takdim edildi. Bu durum Türk Devletler Teşkilatı’nın fonksiyonunu yıpratan bir gelişmedir. Anlaşılan odur ki; Türk Dünyası’ndan sorumlu genel başkan yardımcılığı olan bir siyasi partinin iktidarda olduğu bu dönemde, Türk Devletler Teşkilatı’na yine bu siyasi partiden daha önce Başbakanlık yapmış birisinin aksakallı olarak atıldığı bu dönemde, İsmail Gaspıralı’nın ‘dilde, fikirde, işte birlik ‘şiarını idrak edememiş bir zihniyetle karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.
“Yabancı yatırımcılara yakaran bir anlayış var”
İran ve İsrail arasındaki gerginliğin “Türkiye yeni Dubai olacak” şeklindeki yorumları da beraberinde getirdiğini söyleyen Kavuncu, “Eskiden hatırlarsınız; ‘Türkiye, İran mı olacak?’, ‘Türkiye Suriye mi olacak?’, ‘Türkiye Avrupalı mı olacak?’ Şimdi yeni trend Dubai. Kendimiz olabilsek neler olabilecek ama birileri hep bu millete istikamet çizmeye çalışıyor. Bu sebeple piyasada da iyimser bir hava estirilmeye gayret ediliyor” dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçtiğimiz günlerde yabancı yatırımcılara seslenerek “Kişisel servetinizi Türkiye'ye getirirseniz ve Türkiye'de yerleşik olursanız yüzde 100 vergi muafiyetiniz olacak” dediğini söyleyen Kavuncu, “Neredeyse vergisiz bir ortamdan bahsediyoruz. Burada ne görülüyor biliyor musunuz? Sokaklarda bir şeyler satmak için yanınıza yanaşan ısrarcı satıcılar, kolunuzdan çekip sizi dükkâna sokmaya çalışırlar ya; aslında yapılan ve Türkiye'nin içine düşürüldüğü durumda tam olarak budur. Sözde Almanya ve Batı bizi kıskanıyor, uçuyoruz. Her açıdan her şey harika. Özde olan ise ‘Ne olur bize gelin’ Aslında olan bu” ifadesini kullandı.
Bakan Şimşek’in “Kişi başına düşen gelir yaklaşık 50 bin dolarlık bir alım gücünü getiriyor” dediğine de işaret eden Kavuncu, “Allah aşkına Sayın Şimşek, 50 bin doları bir arada gören Türkiye'de kaç kişi vardır? Vergilendirmek için kendi vatandaşını her alanda cezalandırırken, yabancı yatırımcılara bu ilgi ve alakanın teşbihte hata olmaz kapitülasyonlardan ne farkı olabilir?” diye ekledi.
Şimşek’in geçmiş dönemde “Başardık” şeklinde bir tweet paylaştığını hatırlatan Kavuncu, “Evet sayın bakan başardınız. Sizin olduğunuz dönemde Türkiye'nin enflasyonu toplamda yüzde 55’lere ulaştı. AK Parti olarak milleti yoksullaştırdınız. Hayat pahalılığını da bu milletin üstüne yıktınız. Enflasyonu engellemede hiçbir şekilde başarılı olamadınız. Çünkü olamazsınız. Kamuda tasarruf getirecek hiçbir adım atmadınız. Kamuda tasarruf olmazsa enflasyonda disiplin sağlayamazsınız” dedi.
Terörsüz Türkiye: Bütün yapılanlar milletin sinir uçlarına dokunuyor
Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen sürece değinen Kavuncu, “İmralı'da bulunan terörist başına verilen sözde muhataplığın dozu millete rahatsızlıktan çok öfke uyandırmaya başladı. Düşünün ki bir terör hükümlüsü, gazetecilerle görüşmek istediğini beyan ediyor ve bunu da ısrarla tekrarlıyor. Bütün bu olan bitene baktığınız zaman amaç; çözüm ya da barış falan değil aslında. Amaç ‘benim sözüm duyulsun’ Bir kanaat önderi yapılmaya çalışıldığını biz biliyoruz. Bütün bu yapılanlar milletin sinir uçlarına dokunuyor. ‘Bunlar yapılırken’ derken kastımız ise şu: Mutlak mutlak kararları alınırken, adaylar tutuklanırken, belediye başkanları tutuklanarak yargılanırken, mevcut iktidar kendi rakiplerini oluşturacak bir dizayn çabası içerisindeyken böyle bir girişim de bu milletin sinir uçlarına dokunmaktadır” ifadesini kullandı.
Derin devlet söylemi
Derin devlet tartışmalarına dair Kavuncu, “İktidar bu gidişatın sonunda derin milletin tepkisiyle karşılaşacak. Derin millet sandıkta ne kadar derin olduğunu gösterecek. O arkasına sığındığınız devlet aklı lafının da sözde derin devletin de ne kadar boş ve yapay olduğunu göreceksiniz. Bu milleti korkutamazsınız, sindiremez. Bu millete bir terör hükümlüsünü kanaat önderi diye yutturamazsınız. Milletimiz alim değilse de ariftir, ne olduğunu bilir ve görür. AK Parti iktidarına İYİ Parti olarak çağrı yapıyoruz. Milletimizin sinir uçlarına dokunmayın, sonuçlarından zararlı çıkarsınız” şeklinde konuştu.
“Hem AK Partili yetkililer hem de Cumhurbaşkanı sessiz kalıyor”
Kavuncu, basın toplantısının sonunda gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.
DEM Parti’nin süreç kapsamda gündeme getirdiği yasalar karşısında iktidarın sessizliğini koruduğu hatırlatılan Kavuncu, “AK Parti kanadı bu konuyla ilgili adeta ölüm sessizliğine yatmış durumda. Böyle bir konu yokmuş gibi hareket ediliyor. Bu konuda ne bir görüş ne bir yorum ne bir beyanda bulunmadılar. Hem AK Parti’nin yetkilileri hem de Cumhurbaşkanı birçok konuda sessizliğini muhafaza ediyor” dedi.
“Bizim için yok hükmünde”
Süreçle ilgili hazırlanması planlanan yasa tasarısını terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a götürüleceği yönündeki açıklamalara işaret eden Kavuncu, “Arkadaşlar bu bir rezalettir. Türkiye Cumhuriyeti’nde, millet idaresinin tecelli ettiği bir kuruma bir kanun teklifi gelmeden önce İmralı’da terör örgütü elebaşının icazetinden geçiyorsa bu utanılacak bir durumdur. Biz iktidar adına utandık. Böyle bir girişimin bu şekilde gündeme getirilmesi kabul edilebilir değildir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülecek kanun tekliflerinin hangi silsilesiyle, nereden, nasıl geleceği ve kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne nasıl indirileceği, kimlerin görüşünden, kimlerin hangi uzmanların katkısıyla olacağı çok açık ve nettir. Bir terör örgütü elebaşının onayına, icazetine ya da görüşüne sunulacak hiçbir kanun teklifinin meşruiyeti yoktur. Dolayısıyla bizim nezdimizde yok hükmündedir” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un açıklamaları
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Silahların bırakılıp bırakılmadığı netlik kazanmadı” şeklinde açıklamalar yaptığına işaret eden Kavuncu, “Hani terör örgütü silah bırakmıştı. Hani seremoniler düzenlenmişti. Eğer o doğruysa, bu yalan; bu doğruysa, o yalan. Ama bir şey net ki gerçeklerle hakikatle örtüşmüyor. Bu manada da gelecek çerçeve yasanın bizim nezdimizde bir hükmü yoktur” diye ekledi.
AK Parti’den yeni anayasa açıklaması
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın, yeni anayasasının referandumla hayat bulacağı şeklindeki açıklaması da sorulan Kavuncu, “Demek ki bizim bilmediğimiz, kapalı kapılar arasında yapılmış birtakım çalışmalar var. Çünkü götüre bilmeniz için hangi konuda, hangi başlıkların konuşulacağını söylemeniz gerekir. İkinci olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde belli bir oranı yakalamanız gerekir. Şimdi bu millet iradesine milletvekillerine saygısızlıktır. Nasıl bir anayasa değişikliği? Hangi konuları ve hangi maddeleri kapsıyor? Bir de siz nereden biliyorsunuz ki, TBMM’de bu anayasa değişikliğini referanduma götürecek sayıyı yakalayıp yakalayacağımızı? ‘Biz bunu dizayn ediyoruz’ diyorsanız o zaman konu mutlak butlan ile ilgili alınan kararlara kadar gider. Dolayısıyla bu açıklama bana göre millet iradesine karşı yapılmış talihsiz ve saygısız bir açıklama” yanıtını verdi.
Editör: Aslıhan Elibol
En Çok Okunan Haberler