Bahçeli: Terörsüz Türkiye’ye karşı olanlar kukladır, maşadır
Bahçeli: Terörsüz Türkiye’ye karşı olanlar kukladır, maşadır
Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu.
Haber Giriş Tarihi: 03.02.2026 22:49
Haber Güncellenme Tarihi: 03.02.2026 22:52
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.turkiyemecra.com/
MHP Genel Başkanı Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada insanlığı zor bir geleceğin beklediğini belirterek, “Bu nedenle gerek milli kaderimiz, gerekse de küresel kaderimiz üzerinde söz ve iddia sahibi olmaktan başka diğer tüm seçeneklere kapalı olmak durumundayız. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız ve fasılasız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de esasen de gerek ve yeter şarttır” dedi.
Suriye’deki gelişmelere değinen Bahçeli, “Suriye'deki malum olayları Türkiye'ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG'yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti'nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti'ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme, Suriye'nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır. Suriye'de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir. Artık komşu ülkemiz Suriye'nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist-emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, 27 Şubat 2025’te terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na atıf yaparak, “Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım; PKK'nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK'yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK'nın kurucu önderliğine DEM Parti'den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir… Nefreti aşılayanların ve fitneyi körükleyenlerin kaybedeceğini vurgulayan Bahçeli, “Ebedi Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek… Türk bizim, Kürt bizim, Türk milleti de biziz ve hepimiziz… Pir Sultan Abdal’ın sözleriyle alayına sesleniyorum; ‘Koyun beni hak aşkına yanayım, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan. Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’” dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahçeli: Terörsüz Türkiye’ye karşı olanlar kukladır, maşadır
Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada insanlığı zor bir geleceğin beklediğini belirterek, “Bu nedenle gerek milli kaderimiz, gerekse de küresel kaderimiz üzerinde söz ve iddia sahibi olmaktan başka diğer tüm seçeneklere kapalı olmak durumundayız. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız ve fasılasız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de esasen de gerek ve yeter şarttır” dedi.
Suriye’deki gelişmelere değinen Bahçeli, “Suriye'deki malum olayları Türkiye'ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG'yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti'nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti'ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme, Suriye'nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır. Suriye'de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir. Artık komşu ülkemiz Suriye'nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist-emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, 27 Şubat 2025’te terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na atıf yaparak, “Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım; PKK'nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK'yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK'nın kurucu önderliğine DEM Parti'den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir… Nefreti aşılayanların ve fitneyi körükleyenlerin kaybedeceğini vurgulayan Bahçeli, “Ebedi Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek… Türk bizim, Kürt bizim, Türk milleti de biziz ve hepimiziz… Pir Sultan Abdal’ın sözleriyle alayına sesleniyorum; ‘Koyun beni hak aşkına yanayım, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan. Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’” dedi.
Editör: Aslıhan Elibol
En Çok Okunan Haberler