İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yentür: Dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yentür: Dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yentür: Dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür
Haber Giriş Tarihi: 28.04.2026 16:55
Haber Güncellenme Tarihi: 28.04.2026 16:46
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.turkiyemecra.com/
İSTANBUL İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, “Eğitim, kişinin kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı ve istendik davranış değiştirme sürecinin adıdır. Öğretmenlerin dokunduğu öğretiyi; sokakları kirletmeme, trafik kültürü gibi konularda babası tarafından, annesi tarafından uygulanma oranlarının çocuğun davranışsal etkisinde daha fazla olduğunu, sözden daha etkili olduğunu söylüyoruz. Bu vesileyle artık günümüz dünyası şunu göstermiştir ki dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür. Bu dersliğin dışında da eskiden camdan söylenen lafların artık camdaki, ekrandaki yansımasının çocuğun, bireyin ruh ve gönül dünyasına ne kadar etkili olduğuna şahitlik ediyoruz” dedi.
Bahçeşehir Koleji, erken çocukluk döneminde aile ve okul iş birliğinin önemine dikkat çekmek amacıyla ‘Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu düzenledi. BAU Güney Kampüs Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumda, alanında uzman isimler bir araya geldi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin, Erdem-Değer-Eylem yaklaşımı doğrultusunda gerçekleştirilen sempozyumda, erken çocukluk döneminde okul-aile iş birliğinin rolü ele alındı. Program kapsamında yöneticiler ve öğretmenlere yönelik uygulamaya dönük perspektifler sunuldu. Programa, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel ve Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç katıldı.
TAŞEL: ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ EĞİTİMİN TEMELİDİR
Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, “Sıklıkla ifade edilen ve benim de çok sevdiğim bir söz vardır; 'insanın ana vatanı çocukluğudur' ve hemen ardından şu ifade gelir; 'bir insanın ulaşabileceği en yüksek mertebe iyi bir insan olmaktır' O halde bizim çocukluk döneminde çocuklarımıza kazandırmamız gereken en temel unsur, onları iyi bir insan olarak yetiştirmektir. Aksi takdirde yalnızca akademik bilgiyle donatılan bireyler, topluma da kendilerine de zarar verebilir. Elazığ’da kullanılan bir tabir vardır; 'delinin eline değnek vermek' Yani iyi yetiştirilmemiş bir çocuğa verilen bilgi, onu topluma zararlı hale getirebilir. Örneğin çok iyi bir kimyager yetiştirdiğinizi düşünürsünüz ama o bilgi kötüye kullanılabilir. Bu nedenle erken çocukluk eğitimi, eğitimin temelidir. Temel sağlam olmazsa üzerine kurulan yapı da sağlıklı olmaz” dedi.
‘OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ZORUNLU HALE GELMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR YAPTIK’
“Dünyanın en zor işi fizik, kimya, biyoloji öğretmek değildir” diyen Taşel, “En zor olan, çocuklara doğru zamanda ve doğru şekilde etik değerleri kazandırmaktır. Bu nedenle okul öncesi eğitim son derece önemlidir. Yıllardır bu konuyu tartışıyoruz. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi yönünde çalışmalar yaptık ve hala bu mücadelenin içindeyiz. Bugün geldiğimiz noktada önemli bir mesafe kat edildiğini görüyoruz. Türkiye’de bu eğitimin dışında kalan öğrenci oranı yaklaşık yüzde 15 civarında. Hedefimiz bunu yüzde 100’e yaklaştırmak. Ancak şunu da unutmamak gerekir: İyi insan yetiştirmek yalnızca okulun sorumluluğunda değildir. Okul, aile ve toplumun tüm kesimleri birlikte hareket etmeden bu hedefe ulaşamayız. Bu noktada rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bugün resmi okullarda yaklaşık 450 öğrenciye bir rehber öğretmen düşüyor. Bu sayının çok daha aşağıya çekilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Taşel, “Ayrıca ana okullaşma oranının artırılması, eğitimin doğru kişiler ve doğru yöntemlerle verilmesi büyük önem taşıyor. Değerler eğitimi konusuna da değinmek istiyorum. Değerler denildiğinde bunun yanlış anlaşılabildiğini görüyoruz. Burada kastettiğimiz, herhangi bir inancı empoze etmek değildir. Bizim bahsettiğimiz; doğruluk, dürüstlük, adalet, hoşgörü, empati, öfke kontrolü gibi evrensel etik değerlerdir. Toplum olarak sözüne güvenilen, hakkaniyetli, adil ve hoşgörülü bireyler yetiştirmek istiyoruz. Değerler eğitiminden kastımız tam olarak budur. Bu sürecin doğru anlatılması ve doğru anlaşılması son derece önemlidir” dedi.
YENTÜR: EĞİTİMİN YÜZLERCE TANIMI VAR
Eğitimin yüzlerce tanımı olduğunu belirten Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ise "Eğitim, kişinin kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı ve istendik davranış değiştirme sürecinin adıdır. Belki bugüne kadar eğitimle ilgili sözlerin büyük bir kısmı söylendi. Konuşmalar ve metinler çok güzel. Akademik literatür de çok anlamlı. Ama ve lakin günümüz dünyasına baktığımız zaman bu akademik metinlerin, söylemlerin çıktısı olarak memnun olduğumuz bir şey de değiliz. Demek ki orada büyük bir yanlışlık var. Çünkü belki akademik metinlerden ziyade Anadolu kültüründen ve hikmetinden çıkan sözlerin eğitim felsefesi üzerine bizim daha fazla düşünmemiz gerekiyor. “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.” Bu sözü çok önemli ve anlamlı buluyorum. Bugünün dünyasıyla eğitim metinlerini karşılaştırdığımız zaman; çocuklara adalet, eşitlik ve hakkaniyet kavramını öğretmeye çalışırken, Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesi’nden Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları’na kadar uluslararası birçok hukuk metninin çocuklarla ilgili hiçbir anlam ifade etmediğini, güçlü olanın haklı olduğunu ve güçlü olanın her türlü şeyi ezebildiğini gösterdiğimiz zaman, söylediklerimizin anlamlı bir karşılık ve davranışsal sonucu olmadığına maalesef şahitlik ediyoruz” diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yentür: Dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yentür: Dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür
İSTANBUL İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, “Eğitim, kişinin kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı ve istendik davranış değiştirme sürecinin adıdır. Öğretmenlerin dokunduğu öğretiyi; sokakları kirletmeme, trafik kültürü gibi konularda babası tarafından, annesi tarafından uygulanma oranlarının çocuğun davranışsal etkisinde daha fazla olduğunu, sözden daha etkili olduğunu söylüyoruz. Bu vesileyle artık günümüz dünyası şunu göstermiştir ki dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür. Bu dersliğin dışında da eskiden camdan söylenen lafların artık camdaki, ekrandaki yansımasının çocuğun, bireyin ruh ve gönül dünyasına ne kadar etkili olduğuna şahitlik ediyoruz” dedi.
Bahçeşehir Koleji, erken çocukluk döneminde aile ve okul iş birliğinin önemine dikkat çekmek amacıyla ‘Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu düzenledi. BAU Güney Kampüs Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumda, alanında uzman isimler bir araya geldi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin, Erdem-Değer-Eylem yaklaşımı doğrultusunda gerçekleştirilen sempozyumda, erken çocukluk döneminde okul-aile iş birliğinin rolü ele alındı. Program kapsamında yöneticiler ve öğretmenlere yönelik uygulamaya dönük perspektifler sunuldu. Programa, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel ve Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç katıldı.
TAŞEL: ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ EĞİTİMİN TEMELİDİR
Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, “Sıklıkla ifade edilen ve benim de çok sevdiğim bir söz vardır; 'insanın ana vatanı çocukluğudur' ve hemen ardından şu ifade gelir; 'bir insanın ulaşabileceği en yüksek mertebe iyi bir insan olmaktır' O halde bizim çocukluk döneminde çocuklarımıza kazandırmamız gereken en temel unsur, onları iyi bir insan olarak yetiştirmektir. Aksi takdirde yalnızca akademik bilgiyle donatılan bireyler, topluma da kendilerine de zarar verebilir. Elazığ’da kullanılan bir tabir vardır; 'delinin eline değnek vermek' Yani iyi yetiştirilmemiş bir çocuğa verilen bilgi, onu topluma zararlı hale getirebilir. Örneğin çok iyi bir kimyager yetiştirdiğinizi düşünürsünüz ama o bilgi kötüye kullanılabilir. Bu nedenle erken çocukluk eğitimi, eğitimin temelidir. Temel sağlam olmazsa üzerine kurulan yapı da sağlıklı olmaz” dedi.
‘OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ZORUNLU HALE GELMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR YAPTIK’
“Dünyanın en zor işi fizik, kimya, biyoloji öğretmek değildir” diyen Taşel, “En zor olan, çocuklara doğru zamanda ve doğru şekilde etik değerleri kazandırmaktır. Bu nedenle okul öncesi eğitim son derece önemlidir. Yıllardır bu konuyu tartışıyoruz. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi yönünde çalışmalar yaptık ve hala bu mücadelenin içindeyiz. Bugün geldiğimiz noktada önemli bir mesafe kat edildiğini görüyoruz. Türkiye’de bu eğitimin dışında kalan öğrenci oranı yaklaşık yüzde 15 civarında. Hedefimiz bunu yüzde 100’e yaklaştırmak. Ancak şunu da unutmamak gerekir: İyi insan yetiştirmek yalnızca okulun sorumluluğunda değildir. Okul, aile ve toplumun tüm kesimleri birlikte hareket etmeden bu hedefe ulaşamayız. Bu noktada rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bugün resmi okullarda yaklaşık 450 öğrenciye bir rehber öğretmen düşüyor. Bu sayının çok daha aşağıya çekilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Taşel, “Ayrıca ana okullaşma oranının artırılması, eğitimin doğru kişiler ve doğru yöntemlerle verilmesi büyük önem taşıyor. Değerler eğitimi konusuna da değinmek istiyorum. Değerler denildiğinde bunun yanlış anlaşılabildiğini görüyoruz. Burada kastettiğimiz, herhangi bir inancı empoze etmek değildir. Bizim bahsettiğimiz; doğruluk, dürüstlük, adalet, hoşgörü, empati, öfke kontrolü gibi evrensel etik değerlerdir. Toplum olarak sözüne güvenilen, hakkaniyetli, adil ve hoşgörülü bireyler yetiştirmek istiyoruz. Değerler eğitiminden kastımız tam olarak budur. Bu sürecin doğru anlatılması ve doğru anlaşılması son derece önemlidir” dedi.
YENTÜR: EĞİTİMİN YÜZLERCE TANIMI VAR
Eğitimin yüzlerce tanımı olduğunu belirten Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ise "Eğitim, kişinin kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı ve istendik davranış değiştirme sürecinin adıdır. Belki bugüne kadar eğitimle ilgili sözlerin büyük bir kısmı söylendi. Konuşmalar ve metinler çok güzel. Akademik literatür de çok anlamlı. Ama ve lakin günümüz dünyasına baktığımız zaman bu akademik metinlerin, söylemlerin çıktısı olarak memnun olduğumuz bir şey de değiliz. Demek ki orada büyük bir yanlışlık var. Çünkü belki akademik metinlerden ziyade Anadolu kültüründen ve hikmetinden çıkan sözlerin eğitim felsefesi üzerine bizim daha fazla düşünmemiz gerekiyor. “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.” Bu sözü çok önemli ve anlamlı buluyorum. Bugünün dünyasıyla eğitim metinlerini karşılaştırdığımız zaman; çocuklara adalet, eşitlik ve hakkaniyet kavramını öğretmeye çalışırken, Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesi’nden Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları’na kadar uluslararası birçok hukuk metninin çocuklarla ilgili hiçbir anlam ifade etmediğini, güçlü olanın haklı olduğunu ve güçlü olanın her türlü şeyi ezebildiğini gösterdiğimiz zaman, söylediklerimizin anlamlı bir karşılık ve davranışsal sonucu olmadığına maalesef şahitlik ediyoruz” diye konuştu.
RÜYA ÇAKIR
En Çok Okunan Haberler