İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında ara karar: 18 sanık tahliye edildi

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 407 sanık duruşmanın dördüncü haftasında hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti aralarında İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun da bulunduğu 18 sanık hakkında tahliye kararı verdi.

Haber Giriş Tarihi: 03.04.2026 01:59
Haber Güncellenme Tarihi: 03.04.2026 01:59
https://www.turkiyemecra.com/

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

DURUŞMALARDA DÖRDÜNCÜ HAFTA

İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 15 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam edilecek.

SAAT 22.00’YE KADAR DEVAM EDECEK

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 15’inci celsede, sanık avukatlarının tahliye talepleri dinlenecek. Diğer yandan mahkeme başkanı duruşmaların saat 22.00’ye kadar devam edebileceğini belirtti.

ARA KARAR AÇIKLANACAK

Geçtiğimiz günlerde mahkeme başkanı, duruşmanın Pazartesi günü sanık savunmalarının alınmasıyla devam edeceğini açıkladı. Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde ise avukatların tahliye taleplerinin dinleneceği belirtilirken, Perşembe günü ara karar verileceği de açıklandı.

7 KİŞİYE TAHLİYE TALEBİ

Geçtiğimiz günlerde görülen celsede savcılık mütalaasında, sanıklardan Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, Davut Bildik ve Kadriye Kasapoğlu yönünden mevcut delil durumuyla, tutuklulukta geçen süreleri dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti. Diğer sanıkların ise bu aşamada tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi istendi.

MURAT ONGUN TAHLİYE TALEBİNDE BULUNMAK İSTEMEDİ

İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş, ‘Ekrem İmamoğlu’nun 'iftiraname' olarak nitelendirdiği iddianameye ilişkin, "Ben de bu benzetme konusunda kendisiyle tamamen hemfikirim. İddianame hukuki bir belge vasfı dahi taşımamaktadır. Bu metinde Ongun neredeyse her olayla, her iddiayla ilişkilendirilmiştir. İddianamenin pek çok yerinde adı da geçmektedir. Öyle ki, 3 bin sayfalık metnin 2 bin sayfalık kısmında Ongun’un doğrudan sorumlu tutulduğu olay ve iddialardan bahsedilmiştir. Savcılık makamının bu şehvetli tutkusu esasen daha soruşturma safhasının başında ortaya çıkmış; pek çok kişi Ongun’a bağlı ‘örgüt üyesi’ olarak gözaltına alınmıştır. İddianamenin anlatı odaklı olduğu, bir kurgu hikâye üzerine inşa edildiği ve hakikate aykırı iddialar içerdiği hususunda pek çok örnek mevcut. Onlarca insan müvekkilime atıfla nasıl hukuka aykırı bir şekilde gözaltına alındıysa, aynı aşırılığı Murat Ongun’a yönelik suç isnatlarında da görmek mümkündür. Müvekkilim Ongun’un tahliye olmak konusundaki arzusunu burada bulunanlara iletmek isterim. Murat Ongun, haksız yere çocuklarından, annelerinden ve babalarından koparılan Medya A.Ş.’nin kadın çalışanları tahliye olana dek, şahsi bir tahliye talebinde bulunmak istemediğini bana açıkça beyan etti. Hal böyleyken, bugün sadece müvekkilim Murat Ongun açısından bir tahliye talebinde bulunmam artık mümkün değildir" dedi.

İMAMOĞLU'NDAN TAHLİYE TALEBİ

Ekrem İmamoğlu’nun avukatları, İmamoğlu’nun bizzat tahliye talebinde bulunmak istediğini mahkeme heyetine iletti. Bunun üzerine mahkeme heyeti, talebi kabul etti.

‘ARKADAŞLARIMI SERBEST BIRAKIN, BEN BURADAYIM’

Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu, "106 kişinin avukatlarının anlattıkları ile bugün soruşturma öncesini, sonrasını, tutukluluk sürecini, savcılığın en üst seviyede şaibeli halini tek tek dinledik. Burada üç hafta içerisinde yapılan savunmalar çok değerliydi. Evrakla, belgeyle nasıl bir savcılığın bütün Türk milletini aldattığını tek tek yaşadık. Ahlak dışı tavır ve tutumlarla, bu insanların gördükleri ızdırabı, işkenceyi ve ne yazık ki çok kötü bir sürecin yönetilmesini tekrar dinlemekten çok büyük bir üzüntü duydum. Bir insan nefret ve önyargı taşımıyorsa, benim yaşadıklarımı, hissettiklerimi onlar da hissetmiştir. Bu duruşma canlı yayınlansaydı ne olurdu? Onu düşündüm bugün. Ne olurdu biliyor musunuz? Kötülükler tek tek ifşa olurdu. İddia makamı rezil rüsva olurdu. Siyasi bir operasyonun nasıl berbat bir yolda olduğu ortaya çıkardı. Millet aydınlanırdı. Canlı yayını istemeyen Sayın Erdoğan’ın kulakları çınlasın. İstediğini çok kez dile getiren Sayın Devlet Bahçeli’nin de kulakları çınlasın. Sayın Erdoğan istemedi çünkü şeffaflığı arzu etmedi. Gizlilik ne yazık ki işlerine geliyor. Bu konuyu biz milletimize anlatacağız. Nasıl 4 bin sayfa uydurulabilir? Nasıl insanların canına, malına, sağlığına, namusuna, iffetine kastedilir? Bunlar insan değil mi? Bu millete nasıl reva görülür? Bu mesele kişi kendinden bilir işi meselesidir. Onun için eğer öyle bir zihniyete, kötülükte bunun tanınan bir şahsiyete sahipse, her şey mümkündür, her şey yapılır. Sayın hakim, değerli heyet, ben sizin için nefret, öfke, önyargı taşıdığınıza inanmıyorum. Milletimizin adalete inancı yüzde yirminin altına indi. Onun için siz kıymetli yargıçların sorumluluğu çok büyük. Çöküşte miyiz? Evet, siz yargıçlar ya bir çöküşü derinleştirmeye devam edecek ya da bir çöküşü başlatacaksınız. Çok tarihi bir günün gecesindeyiz. Kırk yıllık ödüllü emniyet müdürü mü delil karartacak? Yolsuzlukla mücadele eden milletvekili mi? Özellikle kadınlara yapılan bu zulmü kabul etmek mümkün değil. Ailelere çok büyük tarihi işkence yapılıyor. Engelli çocuğu olan kişiye nasıl engelli çocuğu üzerinden tehdit yapıldığını biliyorum. Eşi üzerinden nasıl tehdit yapıldığını biliyorum. Gelini üzerinden, damadı üzerinden nasıl tehdit yapıldığını biliyorum. Kıymetli heyet, tarihin çok önemli bir konumundasınız. Özgürlüğü çalınan bir insanın bir saati, bir gününün hesabını kim verebilir? Masum olduğu halde özgürlükleri kısıtlanıp itibar suikastına uğrayanların; aile, çocuk, kadın, erkek demeden haysiyetine saldırılanların tutukluluk halleri, bütün acımasız adli tedbirleri sürecek ama buna karşılık yalancı, işbirlikçi, iftiracı, çaresiz zavallılar özgürce dolaşacak. Böyle bir şey olabilir mi? Yakın tarihimizde Menderes’e adaletsiz bir kararla asılmaya mahkum eden hakim ve savcılar halk nezdinde ömür boyu mahkum edilmiş, lanetlenmiştir. Ama Menderes hâlâ hatırlandıkça milletimizin vicdanını sızlatır. Size de sesleniyorum, bu dava tarihidir. Bugün itibariyle hukukun ve adaletin namusunu korumakla ilgili büyük bir sorumluluk sürecinin adımını Sayın Başkan siz ve değerli üyeler atacaksınız. Buradaki yol arkadaşları serbest bırakılmalıdır. Bütün tutuklu arkadaşları serbest bırakın. Ben buradayım" dedi.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşmaya saat 23.15 sıralarında ara karar verilmesi için 1 saat ara verildi.

18 SANIĞA TAHLİYE KARARI

Mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi. Duruşma, 6 Nisan Pazartesi günü saat 10.00’a ertelendi.