
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Temelli, TBMM Genel Kurulu'nda fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren, 'Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşüleceğini hatırlattı ve teklifin torba yasa mantığıyla hazırlandığını belirtti. Temelli, "İnsanlar bu teklifi mi bekliyor? Yok. İnsanlar neyi bekliyor, özel yasayı bekliyor. 'Müstakil yasa', 'Süreç yasası' denilen yasayı bekliyor. Çünkü bu yasaya bağlı olarak başka beklentiler de var. Toplumda 'İnfaz Kanunu' beklentisi var. Cezaevlerinin durumu ortada; şu anda kapasite aşımı 109 bine ulaşmış. İnsanlar üst üstte yatıyor, hijyen koşulları yok, durum bir felaket. Bu meseleden başlamak yerine 12'nci Yargı Paketi hazırlanıyor ve bu paketin içerisinde akla hayale gelmeyecek ceza uygulamaları söz konusu; ama içinde 'İnfaz Kanunu' olmayacak. Bir kez daha toplumun beklentilerinin karşılanmadığı bir paket geliyor. Diğer 11 yargı paketinde nasıl ki hiçbir beklenti karşılanmadı ise bunda da karşılanmayacak. Biz bu yargı paketinde de toplumun beklentilerinin karşılanmayacağını görüyoruz. Ramazan Bayramı’ndan önce iktidar, 'Bayramdan sonra yasalar Meclis'e gelecek' dedi. Bayramı geride bırakalı 1 ay oldu. Önümüzde Kurban Bayramı var ve ona da 1 ay var. İki bayram arasındayız, o zaman iktidardan şu sözü duymak istiyoruz; 'Biz bu yasaları bayramdan önce yapacağız' desinler. Yani sadece temennileri dile getiren bir konuşma yerine net bir şekilde bu özel yasayı bayramdan önce yapıp ve bayramdan önce bu yasayla beraber, 'İnfaz Kanunu', 'Terörle Mücadele Kanunu'nda', ve 'Türk Ceza Kanunu'nda gerekli düzenlemeler yapılsın. Beklentimiz budur, bununla ilgili olarak DEM Parti üzerine düşeni yaptı, yapmaya da devam edecek" ifadelerini kullandı.
'İKTİDARA DA MUHALEFETE DE ÖNEMLİ SORUMLULUKLAR DÜŞÜYOR'
Müzakere zemininin oluştuğunu ve zeminin etkin bir şekilde kullanılması gerektiğini kaydeden Temelli, "Bu zemin sadece DEM Parti'nin çabası ile olmaz. O yüzden bütün siyaseti bu müzakere zeminine bir kez daha davet ediyoruz. Ancak bu kez icraat için özellikle iktidarı davet ediyoruz. Yasalar konusunda adım atılmasını istiyoruz. Her şey de facto olmaz, bunun adının konulması lazım. İki tane mesele çok önemlidir; birincisi siyaseten müzakerenin gereğini yapmak yani her şeyden önce müzakereyi demokratik bir zemine kavuşturmak gerekir. Bu da Öcalan ile bugüne kadar sürdürülen müzakere biçiminin çok daha demokratik bir zemine kavuşturulması, bu müzakerenin daha sağlıklı işleyebilmesi için Öcalan'ın yaşam ve çalışma koşullarının gerçekten sağlıklı bir hale kavuşturulması gerekiyor. Kendisi başmüzakerecidir, siyasi muhataptır ancak bu artık sadece de facto olarak değil bir yasal zemine de kavuşturulmalıdır. İkincisi de bu beklenen 'Temel yasa' ya da 'Özel yasa' artık bunun ismi koyulup Meclis'e gelmelidir. Bu yasa hazırlanmalıdır, bu teklifin nasıl hazırlanacağına ilişkin önerimiz de sağlıklı bir müzakere zemininde hazırlanması yönündedir. İktidara da muhalefete de önemli sorumluluklar düşüyor. DEM Parti olarak bir kez daha bu çağrıda bulunuyoruz" diye konuştu.