
GASTROENTEROLOJİ Uzmanı Doç. Dr. Özgür Harmancı, "Uzun süre devam eden ishal ve dışkıda kan oluşumu genellikle göz ardı edilen fakat önemli sonuçlar doğurabilecek kronik bağırsak hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Erken teşhis, hastalığın kontrolü açısından büyük önem taşır" şeklinde konuştu.
Güven Hastanesi'nden Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Harmancı, uzun süren ishal ve dışkıda kanın önemsenmesi gerektiğini belirterek, erken teşhisin hastalığın kontrolünde kritik olduğunu dile getirdi. Ülseratif kolitin, kalın bağırsağın iç tabakasını etkileyen süreğen bir iltihabi durum olduğunu açıklayan Doç. Dr. Harmancı, "Bu hastalık genellikle alevlenme ve dinginleşme dönemleriyle devam eder. Belirtiler bazı dönemlerde artarken, bazı zamanlar tamamen kaybolabilir. Ancak kontrol altına alınmadığında günlük yaşamı ciddi anlamda kısıtlayabilir" dedi.
‘EN YAYGIN ŞİKAYET KANLI İSHAL’
Doç. Dr. Harmancı, hastalığın sık görülen belirtileriyle ilgili olarak, "Kan ve mukus bulunan ishal, ani tuvalet ihtiyacı, karın ağrısı ve genel halsizlik en fazla karşılaştığımız şikayetlerdir. Bu işaretler haftalarca devam ederse kesinlikle tıbbi bir değerlendirme yapılmalıdır. Ülseratif kolit sadece sindirim sistemiyle sınırlı değildir. Bazı hastalarda eklem ağrıları, deri belirtileri veya gözle ilgili iltihaplanmalar da görülebilir. Bu nedenle hastalığın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir" şeklinde ifadede bulundu.
Tanı süreci hakkında bilgi veren Doç. Dr. Harmancı, "Kolonoskopi, hastalığı teşhis etmede en güvenilir yöntemdir. Erken aşamada teşhis edilen hastalarda atakları kontrol altına almak daha kolay olabilir ve uzun vadede ortaya çıkabilecek sorunları önlemek mümkün hale gelir. Tedavi, hastanın durumuna göre şekillenir. Ülseratif kolitin hedefi hastalığı tamamen yok etmek değil, hastayı olabildiğince uzun süre belirti vermeyecek şekilde tutmaktır. Günümüzdeki tedavi yöntemleri sayesinde pek çok hasta aktif ve üretken bir hayat sürdürebilmektedir" ifadelerini kullandı.